183
  • Alo Bilgi

İşçi alacaklarında zamanaşımı süresi

İşçi Alacaklarında Zamanaşımı Nedir?

Belli bir sürenin geçmesi anlamına gelen zamanaşımı, işçi alacaklarında işverenin borcu ödemekten kaçma imkanı veren bir durumdur.

 

 

Peki, işçi alacaklarında zamanaşımı süresi ne kadardır?

İşçi alacakları 4857 Sayılı İş Kanunu’nda düzenlenmiştir.

İşçinin çalışması ve karşılığında ücret, tazminat, kıdem ve yol gibi alacaklarını ifade eder.

 

 

İşçi alacaklarında zamanaşımı süresi ne kadardır?

İşçi alacaklarında zamanaşımı süresi İş Kanunu’nun 32’nci maddesinde düzenlenmiştir.

Yol, ikramiye, izin ücreti, fazla çalışma ücretleri için işçi alacaklarında zamanaşımı 5 yıldır.

İhbar ve kıdem tazminatı, iş kazasından kaynaklı ortaya çıkan borcun yani, sözleşmeden dolayı ortaya çıkan borcun ödenmemesi durumunda doğan tazminat için de zamanaşımı süresi 5 yıldır.

 

 

İşçi alacaklarında zamanaşımı süresi başlangıcı ne zamandır?

İşçiler, ücret alacaklarında “zamanaşımı süresi ne kadardır?” diye de kafa karışıklığı yaşarlar.

İşçi alacaklarında zamanaşımı süresi, ikramiye, fazla mesai, yol gibi ücretlerde ay sonundan itibaren başlar.Tazminat, ihbar, kötü niyet tazminatı gibi işçi alacaklarında zamanaşımı süresi, iş sözleşmesinin sona erdirildiği tarihten itibaren başlar.

 

 

Zamanaşımı süreleri kimleri kapsamaktadır? 

25 Ekim 2017 yılında yapılan düzenlemeden sonra iş sözleşmesi sonra erdirilen işçi için zamanaşımı süresi 5 yıl olacak.

 

 

25 Ekim 2017 yılından önce iş sözleşmesi sona erdirilen işçi için zamanaşımı süresi 10 yıldır.

 

 

25 Ekim 2017 tarihinden önce iş sözleşmesi feshedilmiş olanlar için kıdem ve ihbar tazminatı için zamanaşımı süresi 10 yıldır.

 

 

Yıllık izin ücreti için zamanaşımı süresi, 01 Temmuz 2012 ile 25 Ekim 2017 tarihleri arasında sona eren iş sözleşmelerinde yıllık izin ücreti alacaklarında zamanaşımı süresi 10 yıldır.

 

 

Kötü niyet tazminatı, 25 Ekim 2017 tarihinden önce iş sözleşmesinin feshedilmesi durumunda işçi alacaklarında zamanaşımı süresi fesih tarihinden itibaren 10 yıldır.

 

 

Bir örnekle detaylandırmak gerekirse, iş sözleşmesi 20 Ekim 2012 olan bir işçinin alacakları için kullanabileceği süre 10 yıldır, 30 Ekim 2012 olan bir işçinin alacakları için kullanacağı süre 5 yıldır.

 

 

5 yıl geçtikten sonra işçi alacaklarını alabilir mi?

İş Kanunu’nda zamanaşımı süresi 5 yıl olarak uygulanmaktadır.

Bu hüküm gereği, ücret ve ücret sayılan diğer işçilik hakları, hak edilen tarihten itibaren beş yıl içinde talep edilmez ise talep hakkı kalmamaktadır.

 

 

Ev hizmetlerinde çalışanların ücret alacaklarında zamanaşımı var mıdır?

İş Kanunu’nun 4(e) maddesi gereği ev hizmetlerinde çalışanlara İş Kanunu hükümleri uygulanmaz.6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu’nun 153/4’ncü maddesinde “Hizmet ilişkisi süresince, ev hizmetlilerinin onları çalıştıranlardan olan alacakları için” zamanaşımının işlemeyeceği ve duracağı belirtilmiştir.Bu maddenin iş sözleşmesiyle bağlı her kişiye uygulanması olanağı bulunmamaktadır.Hizmetçiden kastedilen, kendisine ev işleri için ücret ödenen, iş sahibi ile aynı evde yatıp kalkan, aileden biriymiş gibi ev halkı ile sıkı ilişkileri olan kimsedir.

 

 

Kötü niyet ve ihbar tazminatında zamanaşımı 

İş Kanunu’nun 17’nci maddesinde düzenlenen kötü niyet tazminatı, fesih hakkının kötüye kullanılması halinde söz konusudur ve ihbar tazminatı ile birlikte beş yıllık zamanaşımına tabidir.

 

 

Zamanından ödenmeyen işçi alacaklarına uygulanacak faiz oranları

Kıdem tazminatı;

Mevduata uygulanan en yüksek faiz oranı uygulanır.Faiz oranının tespitinde kamu-özel banka ayrımı yapılmamaktadır.Davacı tarafça talep edilmese dahi; kıdem tazminatı hesabında mevduata uygulanacak en yüksek faiz oranı dikkate alınır.Bunun yasal dayanağı 1475 sayılı İş Kanunu’nun 14’ncü maddesidir.

 

 

Yargıtay 9. HD. önüne gelen bir uyuşmazlıkta; kıdem tazminatının yasal faiziyle talep edilmesine rağmen, yasal faiziyle değil de mevduata uygulanan en yüksek faiz oranıyla hükmedilmesi gerektiğinin üzerinde durulmuştur.

 

 

Yargıtay mevduata uygulanan en yüksek faiz oranı yerine reeskont faizine karar verilmesini de, dönem dönem belirli oranlar kullanılmasını da kabul etmemektedir.

 

 

İhbar tazminatı;

Yasal faiz (temerrüt faizi) uygulanır. Yasal faiz; şu an için, yüzde 9’dur.Yargıtay; yasal faiz yerine, mevduata uygulanan en yüksek faiz oranını ihbar tazminatı için kabul etmemektedir.Faiz başlangıcı; işverenin temerrüde düşürüldüğü tarihtir.

 

 

Yıllık izin ücreti;

Yasal faiz (temerrüt faizi) uygulanır.Yargıtay yıllık izin ücreti alacağını; geniş anlamda ücret kapsamında değerlendirmemekte, bu sebeple de, mevduata uygulanan en yüksek faiz oranının değil de, yasal faizin uygulanması gerektiği kanaatindedir.

 

 

Yasal faiz oranı; şu an için, yüzde 9’dur.

Faiz başlangıcı; işverenin temerrüde düşürüldüğü tarihtir.

 

 

Ücret alacağı;

Mevduata uygulanan en yüksek faiz oranı uygulanır.Faiz oranının tespitinde kamu-özel banka ayrımı yapılmamaktadır.Davacı tarafça talep edilmese dahi; ücret alacağında mevduata uygulanacak en yüksek faiz oranı dikkate alınır.

 

 

Bunun yasal dayanağı 4857 sayılı İş Kanunu’nun 34’ncü maddesi “Gününde ödenmeyen ücretler için mevduata uygulanan en yüksek faiz oranı uygulanır” demektedir.

 

 

Faiz başlangıcı; işverenin temerrüde düşürüldüğü tarihtir.

 

 

Fazla çalışma ücreti alacağı;

Mevduata uygulanan en yüksek faiz oranı uygulanır.Ücret alacağında aynı başlık altında yapılan açıklamalar burada da geçerlidir.

 

 

Bunlara ilaveten, Yargıtay ücreti geniş yorumlayıp, fazla çalışma ücretini de tıpkı ücret gibi değerlendirmekte, neredeyse aynı sonuçları bağlamaktadır.

 

 

Fazla mesaide fazla mesai yapıldığını ispat yükü işçiye, fazla çalışma ücretinin ödendiğinin ispat yükü de işverene ait olmasına rağmen; ücret alacağında ise, ücretin ödendiğinin ispat yükü işverene aittir, işçinin bir ispat yükü bulunmamaktadır.Faiz başlangıcı; işverenin temerrüde düşürüldüğü tarihtir.

 

 

Kötü niyet tazminatı;

Yasal faiz (temerrüt faizi) uygulanır. İspat yükü kötü niyet iddiasında bulunan işçiye aittir.

 

 

Faiz başlangıcı; işverenin temerrüde düşürüldüğü tarihtir.

 

 

İş davalarında arabuluculuk

1 Ocak 2018 yılından önce işçi ile işveren arasında örneğin işçi alacakları konusunda çözüm yolu İş Mahkemelerine açılan davayla ilerliyordu.

 

 

Ancak 2018 yılından sonra zorunlu arabuluculuk geldi ve işçi işveren arasında uyuşmazlığın çözümü arabuluculara teslim edildi.

 

 

Arabuluculuk yoluyla anlaşılamaması durumunda ise, işçinin alacakları için dava yoluna sahiptir.

 

 

İşçi alacakları davaları iş mahkemelerinde, iş mahkemeleri bulunmayan yerlerde Asliye Hukuk Mahkemeleri’nde yapılmaktadır.











Sponsorlu Bağlantı


Diğer Yazılar