3548
  • Alo Bilgi

İşverenin ve Üçüncü Kişilerin Sorumluluğu

SGK, Kendine Dikkat Etmeyenin Ödeneğini Keser!

Çalışanların iş kazasına veya meslek hastalığına uğraması ya da hastalanması hâllerinde SGK geçici iş göremezlik ödeneği veya sürekli iş göremezlik geliri bağlamaktadır. Ödenek ödenen bu sürelerde sigortalıların “müdavi hekim” tarafından bildirilen tedbirlere ve yapılan tavsiyelere uyması zorunlu bulunmaktadır. Aksi takdirde SGK bu ödenekleri eksilmekte ya da kesmektedir.

 

 

TEDAVİ SÜRESİNİN UZAMASI VEYA İŞ GÖREMEZLİĞİN ARTMASI

Sigortalıların tedavi süresinin uzaması veya iş göremezliğinin artması hâllerinde geçici iş göremezlik ödeneği veya sürekli iş göremezlik geliri; ceza sorumluluğu olmayanlar ile kabul edilebilir mazereti olanlar hariç olmak üzere, sigortalının iş kazası, meslek hastalığı, hastalık ve analık nedeniyle tedavisini yapan hekim tarafından bildirilen tedbirlere ve yapılan tavsiyelere uymaması nedeniyle, normal tedavi süresi uzamış, sürekli iş göremezlik derecesi artmış veya malûl kalmış ise, bu hususlar hekim raporu ile tespit ve belgelendirilmesi hâlinde sigortalıya ödenecek geçici iş göremezlik ödeneği veya sürekli iş göremezlik geliri, uzayan tedavi süresi veya artan iş göremezlik oranı esas alınarak dörtte birine kadarı SGK tarafından eksiltilerek ödenmektedir.

Ceza sorumluluğu olmayanlar hariç, ağır kusuru yüzünden iş kazasına uğrayan, meslek hastalığına tutulan veya hastalanan sigortalının, mahkeme kararı, denetim, soruşturma ve kontrol raporları, ünite kararı, hekim raporu, kamu kurum ve kuruluşlarının görevleri gereği düzenlediği tutanaklar veya belgelerde belirlenen kusur derecesinin üçte biri oranında SGK tarafından eksiltilerek ödenmektedir. Ancak kusur derecesinin bilgi ve belgelerde yer almaması hâlinde %5 oranında SGK tarafından eksiltilmektedir. Sigortalının, iş sağlığı ve güvenliği ile ilgili kurallara uymaması, tehlikeli olduğu veya hastalığa sebep olacağı bilinen bir hareketi yapması, yetkili kimseler tarafından verilen emirlere aykırı hareket etmesi, açıkça izne dayanmadığı gibi, hiçbir gereği veya yararı bulunmayan bir işi bilerek yapması ve yapılması gerekli bir hareketi savsaması (ihmali) ağır kusuruna esas tutulmakta ve buna göre işlem yapılmaktadır.

Mahkeme kararı, denetim, soruşturma ve kontrol raporları, ünite kararı, hekim raporu, kamu kurum ve kuruluşlarının görevleri gereği düzenlediği tutanaklar veya belgelerde kasti bir hareketi yüzünden iş kazasına uğradığı tespit edilen meslek hastalığına tutulan, hastalanan veya SGK’nın yazılı bildirimine rağmen teklif edilen tedaviyi kabul etmeyen sigortalıya, yarısı tutarında ödenmektedir.

Tedavi gördüğü hekimden, tedavinin sona erdiğine ve çalışabilir olduğuna dair belge almaksızın çalıştığı; mahkeme kararı, denetim, soruşturma ve kontrol raporları, ünite kararı, hekim raporu, kamu kurum ve kuruluşlarının görevleri gereği düzenlediği tutanaklar veya belgelerle belirlenen sigortalıya geçici iş göremezlik ödeneği ödenmez, ödenmiş olanlar da yersiz yapılan ödeme tarihinden itibaren ilgili mevzuat hükümlerine göre geri alınmaktadır. Belirtilen sigortalılara ait raporda, istirahat süresi sonunda çalışır kararı varsa ayrıca çalışabilir belgesi aranmaz.

Geçici iş göremezlik ödeneği ödenirken sigortalının istirahatli olduğu devrede çalışmadığının işveren veya 4/1-b (Bağ-Kur) kapsamında sigortalı olanlar tarafından beyan ve belgelenmesi gerekmektedir.

 

 

İŞVERENİN VE ÜÇÜNCÜ KİŞİLERİN SORUMLULUĞU

İş kazası veya meslek hastalığı, işverenin kastı sonucunda meydana gelmişse işveren SGK’ya karşı sorumlu hâle gelmektedir.

İş kazası veya meslek hastalığı işverenin, sigortalıların sağlığını koruma ve iş güvenliği ile ilgili mevzuat hükümlerine aykırı hareketi sonucunda oluşmuşsa işvereni Kuruma karşı sorumlu hâle getirir. İşverenin sorumluluğunun tespitinde kaçınılmazlık ilkesi dikkate alınır. Kaçınılmazlık, olayın meydana geldiği tarihte geçerli bilimsel ve teknik kurallar gereğince alınacak tüm tedbirlere rağmen, iş kazası veya meslek hastalığının meydana gelmesi durumudur.

İş kazası, meslek hastalığı ve hastalık, üçüncü bir kişinin kusuru nedeniyle meydana gelmişse, sigortalıya ve hak sahiplerine yapılan veya ileride yapılması gereken ödemeler ile bağlanan gelirin başladığı tarihteki ilk peşin sermaye değerinin yarısı, zarara sebep olan üçüncü kişilere ve şayet kusuru varsa bunları çalıştıranlara rücu edilmektedir.

 

 

İsa Karakaş / Türkiye Gazetesi











Sponsorlu Bağlantı


Diğer Yazılar