403
  • Alo Bilgi

SSK’lılarda Aylık Bağlama Oranı Nedir?

Emekli aylığı memur emeklilerinin ve diğer emeklilerin en önemli kötü gün dostu.

Bugün de haczedilemezlik niteliği nedeniyle her türlü maddi gelirin önünde bu niteliğini koruyan emekli aylığının unsurları ve giderek aylık bağlama oranı ile anlamını ele alalım dedik.

Emekli aylığı bir sonuç. O sonucu oluşturan iki etkenden biri matrah ise diğeri matraha uygulanan yüzde nitelikli aylık bağlama oranı. SSK ve Bağkur aylıklaırnda üç dönem geçerli olsa da her üç dönemde de aslında aktörler aynı güncellenmiş matrah ve aylık bağlama oranı. Aylık bağlama oranı gün sayısına bağlı bir rakam olsa da yasa değişiklikleriyle üç dönem olması nedeniyle özellikle SSK ve Bağkur sigortalıları için daha komplike bir kavram haline gelmiş durumda. 15 Ekim 2008’den önce Emekli Sandığı iştirakçileri için saha stabil olan bu kavram daha sonra ilk defa kamuya geçerek 4/c sigortalıları için de tıpkı SSK ve Bağkurlular gibi uygulanıyor.

5434 sayılı T.C. Emekli Sandığı Kanunu kapsamında emekli, adi malullük ve vazife malullüğü aylıklarının hesaplanmasında 657 sayılı Devlet Memurları Kanununun 43 üncü maddesinde yer alan gösterge tablosu ve personel kanunlarındaki ek göstergeler esas alınıyor. Kuşkusuz bu yönden ek göstergenin önemi birincil derecede bulunuyor, zira emekli aylığına kaynaklık eden Emekli Sandığı matrahının içindeki en kabarık ilk unsur herkeste eşit olan taban aylık ise de buna yakın ikinci unsur özel hizmet tazminatı oluyor. Ek gösterge arttıkça özel hizmet tazminatı da kategorilere bağlı olarak arttığından aynı artış Emekli Sandığı matrahına da yansımış oluyor.

Emekli aylığı da işte bu Emekli Sandığı matrahının aylık bağlama oranı nispetindeki tutarı oluyor. Yani aylık bağlama oranı arttıkça emekli aylığı da artıyor.

Emekli, adi malûllük ve vazife malullüğü aylıkları, gösterge ve ek göstergeler ile her yıl Bütçe Kanununda tespit edilen memur maaş ve taban aylık katsayıları ile çarpılması sonunda bulunacak Emekli Sandığı matrahının fiili ve itibari hizmet toplamı 25 yıl olanlar için % 75’i, 25 yıldan az olanlara her tam yıl için % 1 eksiği, fazla olanlara da her tam yıl için % 1 fazlası üzerinden bağlanması gerekiyor.

Fiili ve itibari hizmet toplamındaki ay kesirleri tam ay sayılıyor. Yıl kesirlerinin her ayı için emekli aylığı bağlanmasına esas aylık tutarının % 1’inin 12’de birinin emekli aylığına ayrıca eklenmesi gerekiyor. Örneğin 28 yıl 8 aylık bir hizmeti olan memurun aylık bağlama oranı yüzde 78,67 oluyor.

 

 

SSK’lılarda Aylık Bağlama Oranı Nasıl?

SSK’lılarda emekli aylığı hesaplanırken üç ayrı dönem var ve üç ayrı dönemin üç ayrı aylık bağlama oranı hesabı var. Şöyle ki 2020 yılında 51 yaşında 9000 günle emekli olacak bir erkek SSK sigortalısının bu gün sayısı 31.12.1999 ve öncesinde uygulanan sisteme göre aylık bağlama oranı değeri eğer 31.12.1999 tarihi ve öncesi döneme ait göstergesi taban (9475) ise yüzde 76, 31.12.1999 tarihi ve öncesi döneme ait göstergesi tavan (15175) ise yüzde 66 oluyor. Yanlış okumadınız yüksek matrahtan prim ödeyene daha düşük aylık bağlama oranı, düşük matrahtan prim ödeyene daha yüksek aylık bağlama oranı uyguluyor. Bu durum 2000 öncesi aylıkların sığlaşmasının yüksek aylıkla düşük aylık arasındaki farkın az oluşunun önemli nedenlerinden biri. 31.12.1999 öncesi dönem için aylık bağlama oranının saptanmasında yaş da önemli bir etken. Eğer aylık bağlama tarihinde kadın sigortalı 50 yaş erkek sigortalı ise 55 yaştan büyük ise her bir yıl için 1 puan aylık bağlama oranı artışı yapılması gerekiyor. Örneğin 6000 günle 49 yaşında emekli olan bir kadın sigortalı için gösterge taban ise ABO yüzde 64, tavan ise yüzde 54 oluyor.

01.01.2000 – 30.09.2008 tarihleri arasındaki dönemde uygulanan aylık bağlama sistemi ilk 3600 güne %35 sonraki 5400 güne her 360 gün için yüzde 2 oranı verdiğinden bu dönemin aylık bağlama oranı örnekteki sigortalının 9000 gün için yüzde 65 oluyor. Bu dönemde prime esas kazanç matrahlarının yüksek veya düşük oluşu aylık bağlama oranını etkilemiyor, sadece matrahı doğrudan etkilemekle kalıyor.

01.10.2008 ve sonrası dönemdeki aylık bağlama oranı bu bakımdan en olumsuz dönem oluyor. Zira bir taban uygulanmaksızın her bir 360 gün hizmet için yüzde 2 aylık bağlama oranı veriliyor. Bu durumda 9000 gün hizmetin 2008 sonrası dönemdeki aylık bağlama oranı karşılığı yüzde 50 oluyor. Bu durumdan en çok etkileneceklerden biri de ilk defa Emekli Sandığı iştirakçiliğine 15.10.2008 ve sonrasında başlayan memurlar oluyor. Zira bu konumdakiler 5434 sayılı Kanuna tabi memurlar gibi 25 yıl hizmete yüzde 75 değil yüzde 50 aylık bağlama oranı elde edebiliyorlar.

Bu dönemde de prime esas kazanç matrahları yani kaba tabirle brüt ücretler aylık bağlama oranında etkili değil. Ama ortalama aylık kazancı beürtlerin niteliği etkilediği için önemi yine tartışılmaz.

 

 

Bağ-Kur Aylıklarında ABO

ABO Bağkur aylıklarında da benzer öneme sahip. Nitekim erkek sigortalıların normal emekliliklerinin 9 bin günle gerçekleşebildiği Bağkur sigortalılığında örneğin 2020 yılında 54 yaşında ve 9000 günle emekli olan bir Bağkur emeklisinin aylık bağlama oranı 2000 öncesi için yüzde 70, 2000-2008 Ekim arası yüzde 65 ve 2008 Ekim ve sonrası için ise yüzde 50 olarak hesaplanıyor.

 

 

Çalıştıkça Aylıklar Kimler İçin Düşüyor?

2020 yılında bağlanacak bir SSK aylığında işte aynı kişinin 9000 günü için üç ayrı dönem için de aylık hesaplanıyor ve sonra her üç dönemde geçen gün sayısı oranında bu kısmi aylıklar birleştiriliyor. 9000 güne karşılık yüzde 76 veren 2000 yılı öncesi dönem ve yine 9000 güne yüzde 65 aylık bağlama oranı veren 2000-2008 Eylül arası döneme nispetle içinde bulunduğumuz 2008 Ekim ve sonrası dönem yüzde 50 aylık bağlama oranı veriyor. Yani düşük matrahtan 2008 sonrası prim ödemeye devam eden biri en az aylık bağlama oranı veren dönemin aylığa olan etkisini artırmaya devam etmiş oluyor.

Düşük matrahlı yani düşük ücretliler için bağlanacak SSK aylıklarında çalıştıkça emekli maaşının düşmesi durumunu oluşturan neden de bu durumdan kaynaklanıyor.

Aylıkların çalıştıkça düşmesinin genel olmadığını, asgari ücretten veya asgari ücrete .çok yakın düzeylerden prim ödemeye devam edenlerle ilgili olduğunu altını çizelim, zira bu konu yanlış anlaşılıyor. Sistem orta veya yüksek düzeyden prim ödeyenlerin 2008 sonrası prim ödemeye devam ettikçe aylıklarını düşürmüyor, bilakis artırıyor. Ancak ülkemizde prim ödeyenlerin yarıya yakının asgari ücretli olduğu göz önüne alınırsa bu durumun olumsuz etkisi küçümsenmemeli. Düşük matrahtan bile olsa prim ödemeye devam etmenin bağlanacak aylığı düşürmesi düzeltilmesi gereken bir gerçeklik. Ne var ki bu olumsuzluğu getiren AKP iktidarı olunca çözümü de buradan beklemek iyimserlik olsa gerek.

Tabii bu aylık bağlama oranı gerçeği SGK’nın kâra geçmesi, madalyonun öbür tarafında sigortalı ve emeklilerin kayba uğraması gerçeğinin önemli aktörlerinden oluyor.

 

 

Şevket Tezel / Ali Tezel











Sponsorlu Bağlantı


Diğer Yazılar