648
  • Alo Bilgi

SGK Yazısıyla Tazminat Alarak Başka İş Yerinde Çalışanlara Açılan Dava Sonuçları

Kıdem tazminatı, işçiler için en az emekli olmak kadar hayati öneme sahip bulunmaktadır. Her yıl 12 ay çalışan işçinin bir bakıma her yıl işverende emanet kalan 13. aylığı gibidir kıdem tazminatı. Ancak, işçinin kıdem tazminatına kavuşması belirli şartlara bağlanmış bulunmaktadır. Bu nedenle gerekli şartları yerine getirmeden istifa edip işten ayrılması hâlinde bu tazminat hakkını riske etmesi söz konusu olmaktadır. Genel olarak her işçi kıdem tazminatına hak kazanmaktadır.

 

 

Bununla birlikte belirli hâllerde emekli aylığı almadan da istifa ederek kıdem tazminatı almak mümkün bulunmaktadır. Bunun için emeklilikte öngörülen yaş şartı dışında kalan diğer şartlar olan sigortalılık süresi ile prim ödeme gün sayısı veya yaş haddinden emeklilik (yaşlılık) aylığı bağlanması için öngörülen sigortalılık süresini ve prim ödeme gün sayısını tamamlamış olmaları gerekmektedir.

 

 

Yaş dışında emeklilik şartlarını yerine getirenler SGK’dan alacakları kıdem tazminatı alabilir yazısını işverene ibraz ederek arzu ettikleri zaman kendi istekleri ile işten ayrılmaları hâlinde, kıdem tazminatı almaya hak kazanmaktadır. Peki bu şekilde kıdem tazminatını alanlar başka bir iş yerinde çalışabilir mi? Çalışırlarsa işveren dava açabilir mi? Açılan davalar nasıl sonuçlanmaktadır? Şeklinde gazetemize gelen sualler okuyucularımızın en çok merak ettiği konulardandır.

 

 

SGK’dan yazı şart

Kıdem tazminatı alabilmek için istifa etmeden önce SGK’dan “kıdem tazminatı alabilir” yazısının alınarak işverene verilmesi gerekmektedir. SGK tarafından verilen kıdem tazminatına esas yazı; 08/09/1999 (dâhil) tarihinden önce ve sonrasında çalışmaya başlamaya göre değişmektedir. Belirtilen tarihten önce sigorta girişi olan işçiler için aylığa hak kazanma şartlarından yaş dışında en az 15 yıllık sigortalılık süresi ve 3600 prim ödeme gün sayısı şartlarını yerine getirmiş olmaları yeterli bulunmaktadır. SGK bu konuda daha önceden matbu nitelikte bir yazı kullanmaktadır. Kıdem tazminatına esas yazının verilirken gerek sigortalılık süresi, gerekse gün şartının tespitinde hizmet birleştirmeleri ile bu süreleri etkileyen faktörler (itibari hizmet süreleri, fiilî hizmet süresi zamları… gibi) dikkate alınmaktadır.

 

 

Kıdem tazminatına esas yazının verilebilmesi için sigortalının müracaat tarihinde işten ayrılma şartı aranmamaktadır. Yaşlılık aylığı bağlama işlemleri sigortalıların en son sigortalılığının geçtiği sosyal güvenlik il müdürlükleri/sosyal güvenlik merkezlerince gerçekleştirilmektedir. Bununla birlikte sigortalılara kıdem tazminatı verilmesine esas yaşlılık aylığı bağlama şartlarını içeren yazılar da sigortalı hizmet kayıtlarında tereddüt oluşturacak bir durumun bulunmaması şartıyla, müracaatın sigortalıların en son sigortalılığının geçtiği sosyal güvenlik il müdürlüğü/sosyal güvenlik merkezine yapılıp yapılmadığına bakılmaksızın müracaat ettikleri emeklilik işlemlerini yapmaya yetkili sosyal güvenlik il müdürlükleri/sosyal güvenlik merkezlerince verilebilmektedir.

 

 

Yargıtay, açılan davalarda işçileri haklı buldu

15 yıl 3600 prim günü ile kıdem tazminatı alanlar başka bir iş yerinde çalışırsa işveren ödemiş olduğu kıdem tazminatını geri alabilir mi? Bu konuda açılan Yargıtay’ın güncel kararlarına bakıldığında genel olarak işçi lehine sonuçlandığı görülmektedir.

 

 

İşçinin bağlı bulunduğu SGK’dan yaşlılık, emeklilik veya malullük aylığı yahut toptan ödeme almak amacıyla ayrılması hâlinde, kıdem tazminatına hak kazanılabileceği eski iş kanununda hükme bağlanmıştır.

 

 

Yargıtay, işçinin emeklilik nedeni ile iş sözleşmesini feshetmesinden kısa bir süre sonra, yeniden çalışmasını gerektirecek durumlar ortaya çıkabileceği gibi işçinin bu hakkını kendisi için daha olumlu sonuçlar doğurabileceğini düşündüğü bir başka iş yerinde çalışma amacı ile de kullanmasının mümkün olduğunu birçok kararında yer vermiştir.

 

 

Dürüstlük kuralına aykırı değil

Söz konusu kararlarından bazılarında; sosyal güvenlik hukuku alanında, yaş şartını da gerçekleştirmek sureti ile emekli olan işçilere sigorta destek primi ödeyerek çalışma imkânı tanındığı da dikkate alındığında, 1475 s. İş Kanunundaki düzenleme açısından, kanun koyucunun amacının işçinin çalışma hayatını aktif olarak sonlandırması olduğundan bahsedilemeyeceği, çalışmakta olduğu iş yerinde yıpranmış olan ve bu arada sigortalılık yılı ile prim ödeme süresine ilişkin yükümlülüklerin tamamlayan işçinin, kendisi için çalışma şartlarının daha olumlu olduğunu düşündüğü bir iş yerinde çalışma amacı ile bu hakkını kullanması hâlinde Medeni Kanunda öngörülen dürüstlük kuralına aykırı olmadığını, yasa ile tanınmış emeklilik nedeni ile fesih hakkını kullanması ile birlikte kıdem tazminatına hak kazanılacağını karar gerekçelerinde vurgulamıştır.

 

 

İsa Karakaş / Türkiye Gazetesi











Sponsorlu Bağlantı


Diğer Yazılar