184
  • serpil

Özel okul batarsa paranızı nasıl geri alırsınız?

Özel okullardan kaynaklanan mağduriyetlerin artması, öğrenci ailelerinin ve çalışan öğretmenlerin paralarını alıp alamayacakları sorusunu akıllara getirdi.

 

TUSODER Eğitim Komisyonu Üyesi Avukat Yağız Gündoğdu, merak edilen soruları cevaplandırdı

 

Artan fiyatları nedeniyle özel okulların mevcutlarının ancak yüzde 60’ını doldurabildiği ortaya çıkmıştı.

 

Özel okullara düşük rağbet ya da Doğa Koleji ve Özgür Boza okulları gibi başka özel okulların da iflas edebileceği riskini doğurunca veliler olası bir durumda paralarını nasıl kurtarabilecekleri sorusunu daha fazla sorgulamaya başladı.

 

Batma riski olan okullara para yatıran veliler, çocuklarının eğitimini sürdürmek için ödedikleri ücretleri nasıl geri alabilirler?

 

Tüketici Sorunları Derneği (TÜSODER) Eğitim Komisyonu Üyesi Avukat Yağız Gündoğdu, bu konuda, Independent Türkçe’ye ilginç açıklamalar yaptı.

 

Gündoğdu, özel okullara para veren veya özel okulların işlerinin kötü gitmesinden üç grubun etkilendiğini belirterek bunların öğrenciler, öğretmenler ve çalışanlar son olarak tedarikçiler olduğunu belirterek öğrenciler açısından neler yapılabileceğini şöyle anlattı.

 

Gündoğdu, “Okul batması halinde öğrenci velileri ne yapabilir?” sorusuna şu cevabı verdi:

 

Öğrenciler için bakıldığında eğer kayıt yaptırılmış kayıt ücreti ödenmiş veya taksitlendirilmiş ise öğrencilerin ve velilerin sığınacağı liman sayılı Tüketicinin Korunması Hakkında Kanun. Öncelikle okula hizmetlerinin ayıplı olduğunu veya hizmetin gerçekleştirilmediği yönünde bir ihtar çekmesi gerekiyor. Bu ihtarın noterden gönderilmesi ispat açısından önemli. Sonra uyuşmazlık konusu alacak 8480 liradan azsa Tüketici Hakem Heyetine, bu miktardan fazlaysa Tüketici Mahkemesine başvuracak. Tüketici Hakem Heyetine yapılana başvuru, Tüketici Mahkemesi’ne yapılana dava diyoruz. Usulleri farklı, vatandaş kendisi başvurduğu zaman zarar görüyor, avukatla başvurması gerekir. Bu iki kurumdan karar aldıktan sonra okullar borca batık olduğu için önce tahsil etmek amacıyla ilama dayalı ihtiyati haciz istenmesinde fayda var. Sonra da kararı icra takibine koyacak, ücreti tahsil edecek.

 

Hangi durumlar ayıplı hizmet sayılır?

Velilerin Milli Eğitim Bakanlığı’na da şikayette bulunabileceklerini söyleyen Gündoğdu, eğitim hayatında ayıp kavramının çok geniş olduğunu ve okulun tutmadığı vaatlerinin icraatlerinin ayıplı hizmet kapsamına girebileceğini belirterek yaşadığı bir örneği şöyle anlattı:

 

Okul kayıt yaptırırken İngilizce derslerine yabancı kökenli ana dili İngilizce olan kişilerin derse gireceğini vaat etmiş ama sonra yine çok iyi İngilizce bilen Türk öğretmen derse girmiş bu ayıptır. Bunu ayıp olarak kabul ettirdik okula ödenen parayı tahsil ettik, iade aldık.

Gündoğdu, ayıp kavramına başka bir örnek daha verdi:

Okul kayıt yaptırırken büyük pencereli aydınlık sınıfları gösteriyor kayıt yapıldıktan sonra sınıfın kot 1 de olduğu anlaşılıyor bu da ayıp kapsamına girer, hak doğurur.

 

“Okullardan para almak çok zor mesele”

Gündoğdu, okullardan parayı tahsil etmenin her zaman çok kolay olmadığını da söyledi.

Tabi okullar borca batık oldukları için batıyorlar nakit döndüremiyorlar ya da eğitimde dönen parayı başka sektörlere aktarıyorlar Doğa bunu yaptı mesela” diyen Gündoğdu, “Okullardan para almak çok zor bir mesele bu yüzden avukatla takip edilmesi gerekir.

 

Mağdur olmamak için velilere öneriler

Gündoğdu, çocuğunu özel okullara kaydettirmek isteyen ailelere sonradan mağduriyet yaşamamaları için şu uyarılarda bulundu.

 

Mümkün olduğunca köklü kurumları tercih etsinler, yeni kurulan kurumlarda eğitim gören öğrencilerin olumlu yorumları olanlara gitsinler yani referansla kayıt yaptırsınlar.

 

Mümkünse peşin ödeme yapmasınlar

 

İmzaladıkları sözleşme örneğini alsınlar

 

Mümkünse senet yerine kredi kartına taksit yaptırsınlar senetten dönmekten daha kolaydır

 

Yazılı bildirim çok önemli. Ayıp tespit edildiği an ihtar çekilmeli

 

 

Öğretmenler paralarını nasıl kurtarabilir?

Batan okullarda en çok mağdur olan kesimlerin başında ise çalışan öğretmenler geliyor. Avukat Gündoğdu, o konuda da şu önerilerde bulundu:

 

Öğretmenler için hizmet sözleşmesi nedeniyle ortaya çıkacak uyuşmazlıklarda sığınılacak liman İş Kanunu ama burada iki durum var. Birincisi okul öğretmeni çıkarabilir, öğretmen istifa edebilir.

Okul öğretmeni işten çıkardıysa iş kanunu gereği, kıdem tazminatı, ihbar tazminatı, fazla mesai ücreti, hafta tatili ve bayram tatili alacağı gibi alacaklara hak kazanıyorsa yine önce okula ihtar çekmeli bu ihtar noterden çekilmeli, ispat kolaylığı yaratacağı için. İhtardan sonra zorunlu arabuluculuğa başvuracak, arabuluculukta mesele çözümlenmezse dava açılacak.”

 

 

“Öğretmenler dava sürerken ihtiyati haciz isteyebilirler”

 

Gündoğdu’nun öğretmenlere şöyle bir hatırlatmada da bulundu:

 

Burada önemli nokta şu. Okullar batıyor ve borçları çok, öğretmenler iş davaları sürerken alacaklarını yeterli delille ispatladıklarında davayı gören mahkemeden ihtiyati haciz isteyebilirler. Bu kararı beklemeden okullara karşı icra takibi açılmasına ve en azından başkaları alacaklarını alıp okulu boşaltmadan alacaklarını tahsil etmede önemli.  Sonra davada karar verilecek kararı icra takibine koyacaklar. Yine haklı nedenle iş akdini fesheden öğretmenler için de aynı durum geçerli. Onlar kurumun çıkardıklarından farklı olarak sadece haklı nedene dayanarak iş akdini sona erdirdiklerine ilişkin ihtar çekecekler. (The Independentturkish)

 

 











Sponsorlu Bağlantı


Diğer Yazılar