324
  • serpil

Elektronik Tebligatta Görmedim – Haberim Yoktu Mazeret Değil

7201 sayılı Tebligat Kanununa eklenen 7/a maddesi ile elektronik tebligat uygulaması mevzuata girdi, hatta bazı kurum ve kuruluşlara gönderilecek tebligatların elektronik yolla yapılması zorunluluğu getirildi.

 

Uygulama çerçevesinde elektronik tebligat uygulamasına geçen kurumlardan biri de Maliye olup, artık sisteme tabi olan mükelleflerine tebligatı elektronik yolla yapıyor, yani tebliğ edeceği yazıyı mükellefin elektronik posta (e-posta) hesabına gönderiyor. Bu konudaki yasal düzenleme ise 213 sayılı Vergi Usul Kanununa eklenen 107/A maddesi ile yapıldı.

 

Öte yandan 7201 sayılı Kanunun 7/a maddesinde aynen; “Elektronik yolla tebligat, muhatabın elektronik adresine ulaştığı tarihi izleyen beşinci günün sonunda yapılmış sayılır.” hükmü yer alıyor. Aynı hüküm Vergi Usul Kanununun söz konusu 107/A maddesinde “Elektronik ortamda tebligat, muhatabın elektronik adresine ulaştığı tarihi izleyen beşinci günün sonunda yapılmış sayılır.” şeklinde yer alıyor.

 

 

Bu hüküm uyarınca muhatap kişi e-posta adresini kontrol etsin etmesin, e-postasına gelen tebligatı görsün-görmesin fark etmez, kendisine gönderilen tebligat elektronik adresine ulaştığı tarihi izleyen beşinci günün sonunda tebliğ edilmiş sayılıyor ve bir sonraki gün o gönderilen tebligattaki süre işlemeye başlıyor.

 

Nitekim kendisine Maliye tarafından elektronik ortamda tebliğ edilen vergi ile özel usulsüzlük cezalarının iptali için mükellefin açtığı davayı görüşen mahkeme, söz konusu 107/A maddesinde yer alan bu hükmü Anayasa’ya aykırı bulmuş ve iptal davası açmış, ancak Anayasa Mahkemesi bu düzenlemeyi Anayasaya uygun bulmuştur.

 

Mahkemenin iptal talebiyle ilgili gerekçede özetle; kural ile elektronik ortamda tebligatın gerçekleşmiş sayılması için tebliğe konu evrakın muhatap tarafından elektronik ortamda açılıp açılmadığı dikkate alınmaksızın muhatabın elektronik adresine ulaşmasının yeterli görüldüğü ve ulaşma tarihini izleyen beşinci günün sonunda tebligatın yapılmış sayılacağının hükme bağlandığı ancak beş günlük sürenin muhatabın haklarını kullanmasını sağlayacak yeterli ve makul bir süre olarak kabul edilemeyeceği, posta yoluyla ve ilanen tebliğ usulünde tebliğin yapılmış sayılması için öngörülen sürelerle karşılaştırıldığında beş günlük sürenin kısa olduğu, elektronik tebligatın gönderildiğine dair bilgilendirmeyi sağlayan kısa mesaj servisi (SMS) hizmetinin zorunlu olmaması ve mükelleflerin tamamı tarafından talep edilmemesi karşısında amaca hizmet etmediği, elektronik tebligat sistemine geçilmesiyle birlikte sistemden önce ve sonra mükellefiyet tesis ettirenler arasında uygulanacak tebligat yöntemleri yönünden farklılıklar meydana geldiği belirtilerek kuralın Anayasa’nın 10., 13. ve 36. maddelerine aykırı olduğu ileri sürülmüştür.

 

Anayasa Mahkemesi beş günlük sürenin makul olduğu ve bu uygulamanın elektronik tebligat sistemine dahil olanlar aşçısından herhangi bir eşitsizlik oluşturmadığı gerekçesiyle mahkemenin iptal talebini reddetmiş, dolayısıyla uygulamayı Anayasa’ya uygun bulmuştur. Anayasa Mahkemesi’nin konuya ilişkin 19/9/2019 Tarihli ve E: 2018/144, K: 2019/72 Sayılı Kararı 26 Kasım 2019 tarihli Resmi Gazete’de yayımlanmıştır.

 











Sponsorlu Bağlantı


Diğer Yazılar