6446
  • Alo Bilgi

Döviz ve Altın Alım Satımında Yeni Vergi Uygulaması!

24 Mayıs 2020 tarihi itibariyle kambiyo/döviz işlemlerinde uygulanan vergi oranı binde ikiden yüzde bire yükseltilmiştir. Orandaki bu artış ile Hazine’ye ek olarak bir milyar Türk Lirası girmesi öngörülmektedir. Bir diğer önemli konu ise özellikle bankalarda hesap açarak altın alım satımı yapanlar için Gelir İdaresi Başkanlığı’nca Bankalar Birliği’ne gönderildiği iddia edilen görüştür. Bu görüş uyarınca, altın alım satımı işlemleri de kambiyo/döviz işlemi gibi değerlendirilmektedir.

 

 

HANGİ İŞLEMLER İÇİN ORAN %1 OLMUŞTUR, KAMBİYO VERGİSİ İLE BSMV FARKI NEDİR?

32  sayılı Karar uyarınca, döviz (kambiyo), efektif dahil yabancı parayla ödemeyi sağlayan her nev’i hesap, belge ve vasıtaları, olarak ifade edilmiştir. Gider Vergileri Tebliği’ne göre de, kambiyo olarak değerlendirilen hesap, belge ve vasıtaların ana unsur olduğu işlemlerin kambiyo işlemi olarak değerlendirilmesi gerekmektedir.

Bu kapsamda, dövizin TL veya döviz ile değişimini öngören ve bir tarafa alım, diğer tarafa da satış hakkı/yükümlülüğü veren vadeli işlem ve opsiyon sözleşmelerinde; sözleşme vadesinde söz konusu sözleşme yükümlülüklerinin fiziki olarak yerine getirilmesi (sözleşmenin fiziki teslim ile sonuçlanması), yani kambiyo işleminin ana unsur olması durumunda, bu işlemin kambiyo muamelesi olarak değerlendirilmesi gerekmektedir.

Diğer taraftan, sözleşmenin vade tarihinde tarafların sözleşme dolayısıyla lehe aldıkları parayı hesaplayıp ödemek suretiyle sözleşmeyi sonlandırmaları halinde, sözleşmenin ana işlem olarak kabulü gerektiğinden, vadeli işlem ve opsiyon sözleşmelerinin nakdi uzlaşı ile sonuçlanmasının kambiyo muamelesi kapsamında değerlendirilmesi mümkün değildir. İşlem BSMV yönünden değerlendirilecektir.

6802 sayılı Kanunun 31’inci maddesi uyarınca, kambiyo alım ve satım muamelelerinde döviz satışı ile birlikte vergiyi doğuran olay gerçekleşmekte ve döviz satış tutarının tamamı vergiye tabi bulunmaktadır.

Ancak, 2008/13459 sayılı Bakanlar Kurulu Kararı uyarınca, 1/5/2008 tarihinden itibaren döviz satış işlemlerinde BSMV oranı sıfır olarak uygulanmıştı. 15 Mayıs 2019’da sıfır olan oran binde 1’e, ardından 7 Aralık 2019’da binde 2’ye ve son olarak da 24 Mayıs 2020 tarihinden itibaren yüzde 1’e yükseltildi.

Burada vergi komisyon geliri üzerinden değil, doğrudan işlem/döviz satış tutarı üzerinden alındığından %1’lik oran oldukça yüksek olarak algılanmaktadır. 100.000 USD’lik işlemde, 1.000 USD vergi ödemek gerekecektir. Örneğin, BSMV vergisi işlem üzerinden değil lehe alınan gelir üzerinden %5 olarak uygulanmaktadır. 100.000 USD işlemde 1.000 USD lehe kalmış ise ödenecek vergi (1.000x%5=) 50  USD olmaktadır. Halbuki, vergi işlem üzerinden hesaplandığında vergi tutarı 1.000 USD olmaktadır.

Tam da bu noktada, Anayasal bir ilke olan verginin kanunla konulup kanunla kaldırılması yönündeki ilkenin ihlal edildiği ileri sürülmektedir. Kambiyo işlemlerindeki bu 5 kat vergi artışının kanunla yapılmasının yasal olarak daha doğru bir işlem olacağını ifade etmekte fayda vardır. Diğer yandan verginin işlem üzerinden hesaplanması nedeniyle bir ölçüde servet vergisi niteliğine dönüştüğü yönündeki görüşler de yabana atılamaz.

Fiziki teslimatla sonuçlanan döviz/TL ve döviz/döviz vadeli işlem ve opsiyon sözleşmeleri neticesindeki kambiyo işlemlerinde vergi oranı 24 Mayıs 2020 itibariyle %1 olarak uygulanacaktır.

Diğer yandan, söz konusu sözleşmelerin fiziki teslim ile değil de nakdi uzlaşı ile sonuçlanması durumunda ise, sözleşme dolayısıyla lehe alınan paranın hesaplanması ve bu tutar üzerinden %5 oranında BSMV hesaplanması gerekmektedir.

 

 

HANGİ İŞLEMLERDEN KAMBİYO VERGİSİ ALINMAYACAKTIR?

Aşağıdaki işlemlere de kambiyo vergisi uygulanacaktır, ancak oran sıfır olarak belirlendiğinden herhangi bir vergi ödenmeyecektir.

1) Bankalar ile yetkili müesseselerin kendi aralarında veya birbirlerine yaptıkları kambiyo satışları,

2) Hazine ve Maliye Bakanlığı’na yapılan kambiyo satışları,

3) Döviz kredisinin ödenmesine yönelik olarak, döviz kredisi kullanılan ya da kullanımına aracılık eden banka tarafından kredi borçlusuna yapılan kambiyo satışları,

4) Sanayi sicil belgesini haiz işletmelere yapılan kambiyo satışları,

5) İhracatçı Birliklerine üye olan ihracatçılara yapılan kambiyo satışları.

Burada dikkat edilecek konu yukarıda beş maddede sayılanlara yapılan kambiyo satışları nedeniyle vergi ödenmeyecektir. Ancak, bunların yapacakları satışlar için istisna bulunmamaktadır.

 

 

ALTIN ALIM SATIMINDA DURUM NEDİR?

Fiziki teslimat olmaksızın yapılan altın alım satım işlemlerinin kambiyo işlemi olarak değerlendirilip değerlendirilmeyeceği Gelir İdaresi Başkanlığı’na soruluyor ve Gelir İdaresi Başkanlığı da Bankalar Birliği’ne 21 Mayıs’ta bir yazı göndererek vadesiz ve yatırım hesapları üzerinden fiziki teslimat olmaksızın yapılan altın satış işlemlerinin kambiyo işlemi kapsamında değerlendirileceğini, bu işlemler üzerinden yürürlükteki oranlara göre BSMV hesaplanması gerektiğini söylüyor. Yani bankalarda yatırım amaçlı açılan altın hesapları da döviz işlemleri gibi değerlendiriliyor.

Önceki uygulamada ise, vadesiz ve yatırım hesapları üzerinden fiziki teslimat olmaksızın yapılan (kaydi) altın alım satım işlemleri kambiyo işlemi olarak değerlendirilmemekte ve sadece alım satım değeri farkı üzerinden yüzde 5 BSMV’ye tabi tutulmaktaydı.

Gelir İdaresi Başkanlığı Türkiye Bankalar Birliği’ne gönderdiği, 21.5.2020 tarihli ve 70903105-180[5601-269-2]-E.53703 sayılı yazı ile kaydi altın alım satım işlemlerinin de kambiyo işlemi olduğunu ifade ederek görüşünü değiştirmiştir. Bahse konu yazıda, konuya ilişkin olarak Finansal Piyasalar ve Kambiyo Genel Müdürlüğünün görüşüne başvurulduğu, anılan Genel Müdürlükten alınan 21/5/2020 tarihli ve 276064 sayılı yazıda:

“Bilindiği üzere, 1567 sayılı Türk Parasının Kıymetini Koruma Hakkında Kanun kambiyo mevzuatına ilişkin düzenlemelere esas oluşturan Kanundur. Anılan Kanun’un 1 inci maddesinde kambiyo mevzuatında hakkında düzenleme yapılmasına imkan tanınan kıymetler; kambiyo, nukut, esham ve tahvilat, kıymetli madenler ve kıymetli taşlarla bunlardan mamul veya bunları muhtevi her nevi eşya ve kıymetler ile ticari senetlerle tediyeyi temine yarıyan her türlü vasıta ve vesikalar olarak yer almaktadır.

Anılan Kanun uyarınca yayımlanan Türk Parası Kıymetini Koruma Hakkında 32 sayılı Karar’ın “Tanımlar” başlıklı ikinci maddesinin (h) bendinde döviz (kambiyo) efektif dahil yabancı parayla ödemeyi sağlayan her nev’i hesap, belge ve vasıta; (j) bendinde kıymetli madenler ise her tür ve şekilde altın, gümüş, platin ve paladyum olarak tanımlanmıştır.

Bu itibarla, kıymetli maden ve dövizin kambiyo mevzuatında düzenlenen değerler olması, kambiyo mevzuatında kıymetli maden depo hesaplarında işlem gören kaydi tutarların açık bir tanımının yer almaması ve özü itibarıyla fiziki teslimat yapılmadığı sürece kaydi ve değeri dövizle belirlenen bir tutarın söz konusu olması hususları dikkate alındığında; vadesiz ve yatırım hesapları üzerinden fiziki teslimat olmaksızın yapılan altın alım satım işlemlerinin kambiyo işlemi olarak değerlendirilmesi gerektiği düşünülmektedir.”

şeklinde görüş bildirildiği ve buna istinaden bankalar nezdinde yatırım hesapları ve diğer hesaplar üzerinden fiziki teslimat olmaksızın yapılan altın satış işlemlerinin kambiyo işlemi kapsamında değerlendirilerek bu işlemler üzerinden yürürlükteki oranlara göre kambiyo muamele vergisi (BSMV) hesaplanması gerektiği belirtilmiştir.

GİB’in yeni görüşüne göre, kaydi altın alım satım işlemleri kambiyo işlemi olarak değerlendirildiğinden, bankalar nezdinde yatırım hesapları ve vadesiz hesaplar gibi hesaplar üzerinden fiziki teslimat olmaksızın yapılan altın satış işlemlerinde altın satış bedeli üzerinden 24 Mayıs 2020 tarihinden itibaren %1 oranında BSMV uygulanacaktır. Diğer yandan bankaların fiziki altın satışlarında lehe kalan para üzerinden %5 BSMV hesaplanmasına devam edilecektir.

 

 

EKREM ÖNCÜ

Yeminli Mali Müşavir











Sponsorlu Bağlantı


Diğer Yazılar