Yükleniyor

Reform, giderleri kısacak yatırımları artıracak

Cumhurbaşkanı Erdoğan’ın bugün açıklayacağı Ekonomik Reform Paketi, fiyat istikrarının sağlanması, yatırımların artırılması, cari açığın azaltılması gibi alanlarda önemli adımları içeriyor. Ekonomi yönetiminin uzun süredir üzerinde çalıştığı düzenlemeler kapsamında, enflasyonla etkin mücadele için Fiyat İstikrar Komitesi’nin kurulması da yer alıyor. Doğrudan yabancı yatırımların artırılması hedefine yönelik olarak, yatırım ikliminin iyileştirilmesine katkı sağlayacak ayrıntılı düzenlemelerin yapılması da öngörülüyor. Bu amaca yönelik düzenlemeler kapsamında, yatırımları cazip hale getirecek özel teşvikler, bürokrasinin azaltılması ve uygun yatırım yeri temini gibi mekanizmalar oluşturulması da hedefleniyor. Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’ın bugün açıklayacağı Ekonomik Reform Paketi’nin detayları netleşmeye başladı. Geçen hafta açıklanan 9 amaç, 50 hedef ve 393 faaliyet içeren İnsan Hakları Eylem Planı’nda olduğu gibi Ekonomik Reform paketinde de amaç, hedef ve faaliyetler yer alacak.Ekonomi yönetiminin uzun süredir üzerinde çalıştığı düzenleme, fiyat istikrarının sağlanması, yatırımların artırılması, cari açığın azaltılması gibi alanlarda önemli adımları içeriyor.

Temel amaçlar arasında yer alan, fiyat istikrarının sağlanması ve enflasyonla mücadele alanında Fiyat İstikrar Komitesi kurulması bekleniyor.

Yatırımların artırılması ve cari açığın azaltılması noktasında ise özellikle doğrudan yabancı yatırımların artırılması için, yatırım ikliminin düzenlenmesi planlanıyor. Yabancı yatırımcıları çekmek üzere hukuk alanında yapılacak düzenlemeler İnsan Hakları Eylem Planı’nda duyurulmuştu. Yatırımın cazip hale gelmesi için sağlanacak özel teşvikler, yatırımı kolaylaştırmak için bürokrasinin azaltılması, uygun yatırım yeri temini gibi mekanizmalar oluşturulacak. Cari açığın azaltılması noktasında Teknoloji Odaklı Sanayi Hamlesi ve Proje Bazlı Teşvik Sisteminde öngörülen teşvikler güçlendirilecek.

Fiyat İstikrarı Komitesi kuruluacak

Kamuoyunda, Gıda Komitesi olarak bilinen Gıda ve Tarımsal Ürün Piyasaları İzleme ve Değerlendirme Komitesi benzeri bir Fiyat İstikrarı Komitesi kurulacak. Gıda Komitesi, resmi olarak Hazine ve Maliye Bakanlığı, Tarım ve Orman Bakanlığı ve Ticaret Bakanlığı oluşturuyor. Ancak, bu alanlarda faaliyet gösteren sivil toplum örgütleri de komite toplantılarına katılıyor.

Fiyat İstikrarı Komitesi’nin Gıda Komitesi’nden daha geniş yapıya sahip olması, asli unsurlarını yine kamunun oluşturmasıyla bekleniyor. Komitede, tarım, sanayi, hizmetler gibi temel sektörlerin temsilcilerinin de yer alması bekleniyor.

Dijital Bankacılık lisansı verilecek

Yeni dönemde, 5411 sayılı Bankacılık Kanunu’nda radikal bir değişiklik yapılarak, şube olmaksızın sadece dijital ortamda hizmet verecek bankaların kurulmasının önü açılacak. Bu sistem halen bankaların, reklamlarında kullandığı, internet ve cep bankacılığından farklı olacak.

İstanbul Finans Merkezi Kanunu çıkarılacak

2022’de tamamlanması öngörülen İstanbul Finans Merkezi projesinin hayata geçmesiyle birlikte, uluslararası finans kuruluşlarının burada faaliyete geçmesini cazip hale getirmek için çalışmalar yapılacak. Çalışmaların temelini kısa süre içinde TBMM’ye sunulacak İstanbul Finans Merkezi ile ilgili yasal düzenleme oluşturacak. Burada özellikle cömert bir teşvik mekanizması kurulacak.

Faizsiz finans yatırımları da çekilecek

Dünya çapında 6 trilyon doları aşan faizsiz finans sisteminin en önemli payı alan Londra’ya alternatif olarak bu alandaki yatırımları Türkiye’ye çekmek üzere de yasal altyapı oluşturulacak.

Bu kapsamda faizsiz finans alanındaki yatırım araçları çeşitlendirilerek, sadece Türkiye’de değil, tüm İslam coğrafyasında faize hassasiyeti olan yatırımların çekilebilmesi amaçlanıyor.

Zeytinoğlu: Reformlar yatırımcılara doğru mesaj veriyor

İktisadi Kalkınma Vakfı (İKV) Başkanı Ayhan Zeytinoğlu, son dönemde atılan reform adımlarının yatırımları artıracağına inandıklarını belirtti. Zeytinoğlu, “İnsan Hakları Eylem Planı doğru yönde atılmış bir adım. Ekonomik alanda da reformlar açıklanacak. Bu gibi adımlar Türkiye’nin rekabetçiliği ve ekonomik dinamizmi açısından büyük önem taşıyor ve yatırımcılara doğru mesajları veriyor” dedi. Zeytinoğlu, salgın sonrasında Avrupalıların Türkiye’ye olan yatırımlarını artıracağını ve açıklanan reform paketlerinin bu doğrultuda doğru mesajlar içerdiğini dile getirdi. AB’nin yeni ticaret politikasında daha iddialı ve özerk bir politika izlemek istediğini aktaran Zeytinoğlu, “AB, tedarik zincirlerini hem coğrafi olarak daha yakına taşımak hem de çeşitlendirmek ihtiyacını vurguladı. Bu durum Türkiye’nin avantajını artıracaktır. Yatırımlar açısından da Türkiye zaten Gümrük Birliği ile AB pazarına entegre oldu. Son dönemde yatırımlarda bir azalma olsa da COVID-19 sonrasında artış görülecektir” şeklinde konuştu. Zeytinoğlu, Türkiye’nin de bu avantajları görüp uygun politikalar izlemesinin önemine dikkati çekerek, şunları söyledi: “Öncelikle yatırımlar için uygun bir iklim oluşturulması, reform sürecinin hızlanması ve öngörülebilirliğin sağlanması büyük önem taşıyor. Geçtiğimiz günlerde açıklanan İnsan Hakları Eylem Planı doğru yönde atılmış bir adım. Ekonomik alanda da reformlar açıklanacak. Bu gibi adımlar Türkiye’nin rekabetçiliği ve ekonomik dinamizmi açısından büyük önem taşıyor ve yatırımcılara doğru mesajları veriyor. 25-26 Mart 2021 tarihlerinde yapılacak AB Zirvesi’nde Türkiye ile ilişkilerin geleceği konuşulacak. Burada pozitif gündemin hayata geçirilmesi ve ekonomi ve ticaret alanında ilişkilerin gümrük birliğinin güncellenmesi ile derinleştirilmesi COVID-19 sonrası dönem için en iyi hazırlık olur.” AB’nin en büyük ticari ortağımız olduğunu hatırlatan Zeytinoğlu, “AB pazarına uygun üretim yapabiliyor olmamız ve değer zincirlerine dahil olmamız tüm dünyaya açılmamızı da kolaylaştırıyor. Yatırımlar için cazibe merkezi olmamızı sağlıyor. Türkiye’ye son 19 yılda gelen doğrudan yatırımların yaklaşık yüzde 62’si Avrupa ülkelerinden geliyor. Dolayısıyla tam üyelik hedefine yönelik olarak rotamızı çizip o gerçekleşene kadar AB ile ilişkilerimiz bu saydığım alanlarda geliştirmeliyiz” dedi. Zeytinoğlu, bu süreçte Türkiye’nin

AB ile ilişkilerini geliştirmesi ve ortak kaynaklardan faydalanmasının büyük önem taşıdığını ve AB KOBİ’leri ile ortak projeler ve iş birliklerinin yanı sıra yeşil teknolojiler ile üniversite sanayi iş birliğinin yaygınlaştırılması gerektiğini söyledi. Zeytinoğlu, Avrupa Yeşil Mutabakatı’nın AB için önemli bir mali boyutu bulunduğunu anımsatarak, şunları söyledi: “AB, 2030 yılına kadar iklim hedeflerine ulaşabilmek ve gerekli yeşil dönüşümü sağlayabilmek için 1 trilyon Euro’ya yakın bir bütçe ayırdı. COVID-19’un getirdiği ekonomik daralma bu konuda zorluk çıkarabilir. Ama şunu unutmamak gerekiyor. AB, COVID-19’dan çıkış için kabul ettiği 750 milyar Euro’luk kurtarma fonu ile sadece ekonomiyi canlandıracak önlemlere katkı sağlamıyor. Bu önlemleri iki öncelikli hedefi olan Yeşil Mutabakat ve dijitalleşme ile birlikte ele alıyor. Yani Avrupa ekonomisinin COVID-19 sonrası normalleşmesi de Yeşil Mutabakatın gerçekleşmesine bağlanmış durumda. O yüzden bu mantığı ve bakış açısını devam ettirmeleri halinde yeşil dönüşümden bağımsız bir ekonomik normalleşme olmayacak.”

Gül: İstanbul'da finans mahkemesi kuracağız

Adalet Bakanı Abdulhamit Gül, Türkiye Odalar ve Borsalar Birliği ( TOBB) Arabuluculuk ve Uyuşmazlık Çözüm Merkezi’nin açılış töreninde yaptığı konuşmada “İstanbul’a finans mahkemesi kuracağız” açıklamasında bulundu. Resmi Gazete’nin dünkü sayısında yayımlanarak yürürlüğe giren 7 Ağustos 2019’da Singapur’da imzalanan “Arabuluculuk Sonucunda Yapılan Milletlerarası Sulh Anlaşmaları Hakkında Birleşmiş Milletler Konvansiyonu”na değinen Bakan Gül, bu kapsamda ABD’de yapılan arabuluculuk sözleşmesinin Türkiye’deki mahkemelerde de geçerli olacağını bildirdi. Uluslararası düzeyde ihtilafları çözecek çalışmaları sürdürdüklerini kaydeden Gül, “İstanbul’da finans mahkemesi kuracağız. Yani ticaretin, finansın merkezi olan İstanbul’da sadece oraya bakacak bir ihtisas mahkemesi kuracağız. Böylece ihtilafları çözme irademizi daha da başarılı bir şekilde ortaya koymuş olacağız” ifadelerini kullandı. Yargı Reformu Strateji Belgesi ve İnsan Hakları Eylem Planı’na ilişkin de konuşan Gül, “Daha güçlü bir demokrasi, daha adil bir yargı sistemi ve özgür birey, güçlü toplum, daha demokratik bir Türkiye inancı amacını gerçekleştirmektedir” dedi. Gül, alternatif çözüm yolu olan ve 2013’ten bu yana uygulanan arabuluculuğun, 2018’de iş davalarında zorunlu dava şartı olarak ortaya konduğunu, daha sonra da ticari davalarda ve tüketici uyuşmazlıklarında uygulanmaya başlandığını aktardı. 2013 Kasım ayından bu yana uygulanan arabuluculuk kapsamında istatistiki verileri paylaşan Gül, dava şartı arabuluculuk kapsamında ve iş uyuşmazlıklarında 1 milyon 45 bin 407 başvurudan 631 bin 175’inin, ticari uyuşmazlıklarda 278 bin 315 başvurudan 148 bin 682’sinin, tüketici uyuşmazlıklarında ise 32 bin 884 başvurudan 18 bin 799’unun anlaşma ile sonuçlandığını söyledi. Eski TBMM Başkanı ve TOBB UYUM Yönetim Kurulu Başkanı Cemil Çiçek’in de katıldığı toplantıda TOBB Başkanı Rifat Hisarcıklıoğu da hukuk sisteminin, sadece devletin değil ekonominin de temel direği olduğunu belirterek, “Hukuk sistemimizi daha sağlıklı ve daha iyi işler hale getirme konusunda ne kadar başarılı olursak, ülkemiz ve ekonomimiz o kadar güçlü hale gelir” dedi.