Yükleniyor

Afganistan düştü, Taliban Kabil’e de girdi

Afganistan tarihinin son 25 yılına damga vuran Taliban örgütü bir kez daha ülkenin kaderini belirleyecek bir noktaya ulaştı: Taliban Afganistan’ın kontrolünü ele geçirmeye bir adım uzakta. Başkent Kabil, dün Taliban’ın yönetimine geçti ve Afganistan Cumhurbaşkanı Eşref Gani’nin istifa ettiği ve ülkeyi terkettiği belirtiliyor. Ayrıca sosyal medyada yayınlanan görüntülerde Taliban’ın ABD müttefiki General Raşit Dostum’un Mezar-ı Şerif’teki sarayını ele geçirdiği görüldü. Afganistan’da askeri birlikleri bulunan diğer ülkeler de askerlerini ülkeden tahliye etmeye başladı. Ayrıca ABD Kabil'deki elçiliğini havalimanına taşıma kararı aldı. NATO ise AB personelinin 'daha güvenli' bir bölgeye nakledildiğini açıkladı. Afganistan giderek belirsizliğe sürüklenirken, ABD başta olmak üzere Batılı otoritelerin son 20 yıldır harcadığı trilyonlarca doların ülkede Taliban operasyonlarını sonlandıramadığı görülüyor.

ABD askerleri tahliye edilirken Taliban Kabil’e girdi

2000’li yılların başlarında Afganistan’da etkinliğini artıran Taliban’a karşı dönemin ABD Başkanı George W. Bush’un talimatıyla ABD birliklerinin güvenliğin sağlanması için Afganistan’a konuşlanmasının üzerinden geçen 20 yılın ardından Taliban bir kez daha ülkenin kontrolünü ele geçirdi. Yani, tarih bir kez daha tekerrür etti diyebiliriz. Afganistan’ın önde gelen vilayet merkezlerinde kontrolü ele alan Taliban güçleri, dün Kabil’in kenar mahallelerini de ele geçirdi. Başkentte Taliban’ın etkinliğini artırmasına rağmen ABD koalisyon birlikleri ise ülkeyi terk etmeye devam ediyor. ABD Başkanı Biden, Afganistan’daki askerlerinin ve diplomatlarının güvenli bir şekilde tahliye edilmesi için bölgeye 5 bin ABD askerinin daha gönderileceğini açıklamış ve ABD’nin “Başka bir ülkenin çatışmasının ortasında daha fazla atacağı bir adım olmadığını” söylemişti. Biden’ın bu kararına, Afganistan’a ABD birliklerini gönderme kararını alan Bush’tan da tepki gelmiş ve ABD eski başkanı, ABD birliklerinin Afganistan’dan çekilmesi kararını “büyük bir yanlış” olarak tanımlamıştı.

İçişleri: Barışçıl bir iktidar devri olacak

Taliban’ın Kabil’e girmesinin ardından gözler Afganistan hükümetine çevrilirken, ülkenin cumhurbaşkanı Eşref Gani’nin istifa ettiği öne sürüldü. Gani, dün yayınladığı videolu mesajında Afganistan’ın dayatılmış bir savaşla karşı karşıya kaldığını belirtirken, “Cumhurbaşkanı olarak vatanı savunmaya devam edeceğim” dedi. Başka bir açıklama Afganistan İçişleri Bakanlığı’ndan geldi. Açıklamada, başkent Kabil’in güvenliğinin garanti altında olduğunu ve kente saldırı düzenlenmeyeceğini belirtildi ve “barışçıl bir iktidar değişimi olacağı” kaydedildi. BBC’ye konuşan Taliban sözcüsü Suhail Shaheen ise Afganistan halkından “intikam” alınmayacağını belirtti ve ekledi: “Başta Kabil olmak üzere Afganistan halkının güvenliğini garanti ediyoruz. Liderlerimiz, birliklere Kabil sınırında bekleme emri verdi. Barışçıl bir geçiş süreci için beklemedeyiz.”

Almanya: Şeriat gelirse bir kuruş bile vermeyiz

ABD’ye paralel, diğer Batılı ülkeler de birliklerinin Afganistan’dan tahliyesini hızlandırmış ve Almanya Dışişleri Bakanı Heiko Mass, Bild am Sonntag’a yaptığı açıklamada, “İnsanlarımızın Taliban’ın eline geçme riskini alamayız. Tüm senaryolar için hazırlıklıyız” demişti. Maas ayrıca, ZDF’ye yaptığı açıklamada da Taliban’ın Afganistan’ı ele geçirmesi sonrası Şeriat yasalarının yeniden uygulanması durumunda ülkeye finansal desteğini keseceğini söyledi. Maas, “(Afganistan’a) her yıl 430 milyon Euro veriyoruz, eğer Taliban Şeriat yasalarını uygularsa bir kuruş bile vermeyiz” dedi.

BM’den komşu ülkelere: Sınırları açık tutun

Afganistan yeniden tüm dünyanın gündemine otururken Cenevre merkezli Birleşmiş Milletler Mülteciler Yüksek Komiserliği (BMMYK), Taliban'dan kaçan Afganlar için Afganistan'a komşu ülkelerden sınırlarını açık tutmasını istedi. BMMYK sözcüsü, Özellikle kadın ve çocukların Taliban'dan kaçtığını belirtti ve "İnsani bir krizin eşiğindeyiz" dedi. Bu çağrıya paralel, Arnavutluk Başbakanı Edi Rama, Afganistan vatandaşlarının ülkelerinde barınma ve transit geçişine "Hayır" demeyeceklerini belirterek, entelektüel çevrelerden ve Afgan kadın aktivistlerden oluşan birkaç yüz kişinin Arnavutluk'a geçici olarak sığınma talebini memnuniyetle karşıladıklarını bildirdi. Başbakan Rama, NATO ülkelerinin bu yükü paylaşmaları gerektiğini söyledi. Öte yandan, ülkenin kuzeybatısındaki önemli bir sınır noktası olan Torkham sınırını kapatan Afganistan komşusu Pakistan sonrasında yalnızca ihtiyaç duyulan malların geçişi için sınırını yeniden açtı. Pakistan’ın bu kararıyla piyasaların çevre ülkeler için de tetikte çünkü başta yüksek borcu ve nispeten büyük bir borsası olan Pakistan, piyasaların Taliban’ın etkisi açısından izlediği bir ekonomi.

Batı Afganistan için ne kadar para harcadı?

Son 20 yılda Afganistan’a binlerce asker gönderen başta ABD olmak üzere Batılı ülkeler, yeniden alevlenen Taliban çatışması için trilyonlarca dolar harcadı. ABD Savunma Bakanlığı verileri, Washington’un Afganistan’daki askeri harcamalarının 2001 ile 2019 aralığında 822 milyar dolar olduğunu gösterirken, Brown Üniversitesi’ndne yapılan bir araştırma ise ABD’nin toplam harcamalarının aynı dönemde 978 milyar dolar olduğunu öne sürüyor. ABD’den sonra Afganistan’da en yüksek askeri harcama yapan İngiltere ve Almanya ise 20 yıllık süreçte ülkeye sırasıyla 30 milyar dolar ve 19 milyar dolar fon sağlamış.

ABD: Taliban personelimize dokunursa yanıt vereceğiz

ABD Dışişleri Bakanı Antony Blinken, dün yaptığı açıklamada Biden’ın kararını destekleyici açıklamalar yaptı ve Taliban’ın ABD birliklerine saldırması durumunda gereken karşılığın verileceğini söyledi. Blinken, ABD birliklerinin Afganistan’da kalmasıyla ülkedeki statükonun korunabileceği düşüncesinin “yanlış” olduğunu belirtti. ABD birlikleri ve personelinin Afganistan’dan tahliyesinin devam ettiği söyleyen Dışişleri Bakanı ayrıca, “Taliban'ı ABD personeline müdahale etmesi durumunda 'hızlı ve kararlı bir yanıt' konusunda uyardık" açıklamasını yaptı. Ayrıca ABD Kabil’deki elçiliğini havalimanına taşırken, NATO da AB personelinin 'daha güvenli' bir bölgeye nakledildiğini açıkladı.

 “Afganistan’ın istikrara kavuşması için Pakistan’la işbirliği artmalı”

Afganistan’daki gelişmelerle ilgili Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, Türkiye’nin ülkede istikrarın sağlanması için Pakistan’a büyük bir görev düştüğünü ve Türkiye’nin üzerine düşeni yapacağını söyledi. "Giderek artan istikrarsızlığın Afganistan'dan yeni bir göç dalgasını tetiklemesi yönündeki endişeleri ancak bu şekilde ortadan kaldırabiliriz" diyen Erdoğan, şu açıklamayı yaptı: "Giderek yoğunlaşan ve İran üzerinden gelen bir Afgan göçmen dalgası ile karşı karşıyayız. Bunu önlemek için de Pakistan'la işbirliğini artırarak sürdürmemiz gerekiyor. Son dönemde çatışmaların yoğunlaştığı Afganistan'a da barışın istikrarın gelmesi için de Pakistan'a hayati görevler düşüyor. Afganistan'ın istikrara kavuşması için her türlü çabayı göstereceğiz.

“Büyükelçilikle temasa geçin”

Dışişleri Bakanlığı’ndan yapılan açıklamada ise, Afganistan’dan ayrılmak isteyen Türklere çalışmalarını Kabil Havalimanı’na taşıyan Kabil Büyükelçiliği’yle temasa geçme çağrısı yapıldı. Türkiye'nin Kabil Büyükelçiliği, Twitter'dan yaptığı paylaşımda Afganistan'dan ayrılma talebinde bulunan Türk vatandaşlarının Türkiye'nin Kabil Büyükelçiliği ile iletişime geçerek ivedilikle bilgi vermeleri çağrısında bulundu