276
  • Alo Bilgi

2020 Yılı Merkezi Yönetim Bütçesinin Önceki Yıllara Ait Gerçekleşmelerle Birlikte İncelenmesi ve Kamu Maliyesine Genel Bakış

 IGİRİŞ

21.12.2019 gün ve 7197 sayılı 2020 Yılı Merkezi Yönetim Bütçe Kanunu, 31.12.2017 gün ve 30995 sayılı (M) Resmi Gazetede yayımlanarak yürürlüğe girmiştir.

 

 

Orta Vadeli Program ve Orta Vadeli Mali Planda (2019-2021) belirlenmiş politika, hedef/ önceliklere göre ve özel mevzuatına göre hazırlanmış olan 2020 Merkezi Yönetim Bütçe Kanunu Teklifinin, TBMM yapılan görüşmeler sonucunda da kayda değer bir değişikliğe uğramadan aynen kabul edildiği görülmüştür.

 

 

Ülke ve ulus sorunların tespiti ve alınması gereken önlemler açısından; kamunun gelirlerinin toplanması, giderlerin gerçekleştirilmesi, açıkların finansmanı, kamunun varlık ve borçları ile diğer yükümlülüklerinin yönetimini kapsayan kamu maliyesinin durumunun iyi bilinmesi ve gelişmelerin yakından izlenmesi özel bir önem taşımaktadır.

 

 

Bu bağlamda merkezi yönetim bütçesi kanunları, tasarı/gerekçeleri ve ekleriyle birlikte güncel nitelikli, önemli bilgileri içermektedir.

 

 

Bu yüzden yazımızda 2020 yılı merkezi yönetim bütçesinin gelir, gider ve bütçe dengesi rakamlarının; 2017-2019 yıllarına ait gerçekleşmeler ışığında değerlendirilmesi yapılmakta, kamu maliyesini ilgilendiren konularda fikir açıklamasında bulunulmadan önce bilinmesi ve el altında tutulması gerektiği düşünülen, en önemli/somut bilgi notlarına dikkat edilmesi amaçlanmaktadır.

 

 

II-2020 YILINA AİT TEMEL EKONOMİK GÖSTERGELER (HEDEFLER)

Hazine ve Maliye Bakanlığı ile Strateji ve Bütçe Başkanlığınca hazırlanmış ve Cumhurbaşkanınca 4.10.2019 tarihinde onaylanmış olan Orta Vadeli Programla (OVP) belirlenmiş olan 2020-2022 dönemini kapsayan makroekonomik göstergelerdeki gerçekleşme durumları ve gerçekleşme tahminleri ve program hedefleri Tablo:1’de gösterilmiştir.

 

 

OVP Yer Alan Temel Ekonomik Büyüklüklere Göre:
GSYH (Cari Fiyatlarla)

2018 yılında 3,724 trilyon TL olarak gerçekleşmiş olan GSYH; 2019 yılında (% 14,6 oranında artışla) 4,269 trilyon TL, 2020 yılında ise (% 14,1 oranında artışla) 4,872 trilyon TL ulaşması tahmin edilmektedir.

 

 

Kişi Başına Gelir ( GSYH, Dolar)

2018 yılında 9.693 Dolar olan kişi başı gelirin; 2019 yılında 9,093 Dolara düşmesi tahmin edilmiş, 2020 yılında ise 9.738 Dolara yükselmesi programlanmıştır.

 

 

Dış Ticaret (Milyar Dolar)

2018 yılında 176,9 milyar Dolar olarak gerçekleşmiş ihracatın; (yüzde 2,5- 4,7 oranında artışlarla), 2019 yılında 181,4 milyar Dolara, 2020 yılında da 190 milyar Dolara yükselmesi beklenmektedir.

 

 

2018 yılında 231,2 milyar Doları olarak gerçekleşmiş ithalatın; 2019 yılında % 10 oranında düşmesi, 2020 yılında da 2018 yılındaki seviyeye gelmesi tahmin edilmektedir.

 

 

2018 yılında 54,3 milyar Dolar olan dış ticaret açığının;  2019 yılında 26,4 milyar Dolar, 2020 yılında ise 41,5 milyar Dolar olarak devam edeceği öngörülmüştür.

 

 

2019 yılında (% 76) olan ihracat/ithalat oranının; 2019 yılında % 87,3, 2020 yılında ise % 82 olması tahmin edilmektedir.

 

 

Cari İşlemler Dengesi (Milyar Dolar)

2018 yılında 27 milyar Dolar açık veren cari işlemler dengesinin; 2019 yılında 1 milyar Dolar fazla vereceği, 2020 yılında yeniden açık vereceği, açık miktarının 9,6 milyar Dolar alacağı tahmin/programlanmıştır.

 

 

2018 yılında -3,4 olan cari açığın milli gelire oranının; 2019 yılında 0,1 milyar Dolar olması tahin edilmekte, 2020 yılında ise -1,2 milyar Dolar olarak programlanmıştır.

 

 

2018 yılı sonunda % 20 olarak gerçekleşmiş TÜFE’nin;  2019 yılında %12 oranında değişmesi tahmin edilmekte, 2020 yılı ise % 8,5 artış olacak şekilde programlanmıştır.

 

 

2018 yılında % 11 olan işsizlik oranının; 2019 yılında % 12,9, 2020 yılında 11,8 olması öngörülmüştür.

 

 

III- 2020 YILI MERKEZİ YÖNETİM BÜTÇESİ
A-Bütçe Giderleri
a)-Ekonomik Sınıflandırmaya Göre Giderler

2017-2019 yıllarına ait merkezi yönetim bütçelerindeki giderlerinin ekonomik sınıflandırmaya göre tahmin/gerçekleşme durumları; 2020 yılı giderlerindeki tahminler ile 2020/2019 gider gerçekleşme değişim oranlarına Tablo 2’de yer verilmiştir.

 

 

Merkezi yönetim bütçesi giderleri;

2017 yılında 32,6 milyar TL (%5) artışla 677,7 milyar TL olarak; 2018 yılı bütçesi 67 milyar TL (%8,9 ) artışla 830,4 milyar TL olarak, 2019 yılı bütçesi ise 169,1 milyar TL (% 20) artışla gerçekleşmiştir. 2020 yılı bütçe giderleri de 2019 yılı gerçekleşmelerine göre 95,9 milyar TL artışla (% 9,6 ) 1095,4 milyar TL olarak tahmin edilmiştir.

 

 

2020 yılı merkezi yönetim bütçesinde de, önceki yıllarda da olduğu gibi, en büyük payı cari transfer giderleri oluşturmaktadır. Cari transfer giderlerini personel giderleri izlemektedir. Gider büyüklükleri sıralamasında üçüncü sırayı 139 milyar TL ile (gider bütçesi toplamının % 12,6 sini oluşturan) faiz giderleri almıştır.

 

 

Bütçe tahminlerinde önceki yıl gerçekleşme rakamlarına göre sermaye giderleri, mal ve hizmet alım giderleri ile sermaye transfer harcamaların da yüzde olarak 10,3 – 58,3 arasında değişen yüksek oranlı düşüşler dikkat çekmektedir.

 

 

Cari Transferler

Bütçe giderleri arasında en büyük payı oluşturduğu için cari transfer giderlerine ilişkin bütçe tahmin ve gerçekleşmeleri özel bir önem arz etmektedir.

 

 

2017 ve 2018 yılı bütçelerinde cari transfer giderleri tahminlerinin % 8 – 8,5 oranında artışla gerçekleştiği, bütçe giderlerinin gerçekleşme oranlarını da etkileyecek boyutta hata yapıldığı görülmektedir. 2019 yılına ait cari transfer giderleri % 2,3 artışla gerçekleşmiştir. 2020 yılında cari transferler için % 12,7 oranında artışla 451,1 milyar TL olarak öngörülmüştür. Bu rakam toplam bütçe giderlerinin % 41,2’sine karşılık gelmektedir. Üstelik bu oran sadece 2020 yılına özgü değildir ve önceki yıllarda da giderlerin % 39 – 40’ını cari transferler oluşturmaktadır.

 

 

Bilindiği üzere transfer ödemeleri, sermaye birikimi hedeflemeyen ve cari nitelikli mal ve hizmet alımını finanse etmek amacıyla yapılan karşılıksız ödemeleri kapsamaktadır.

 

 

Nitelikleri ve bütçedeki payının büyüklüğü nedeniyle kamu maliyesi hakkında daha somut bilgiler elde edilebilmesi için cari transfer giderlerinin ayrıca incelenmesinde yarar bulunmaktadır.

 

 

Bu bağlamda özlü bir inceleme, sağlıklı bilgi edinilmesi için 2016-2019 yıllarında cari transfer harcamalarındaki gerçekleşmelere Tablo 3’de yer verilmiştir.

 

 

Tablo incelenmesinden de anlaşılacağı üzere cari transfer giderlerinin yarısından fazlası tek başına SGK’ ya yapılmaktadır. Bu rakamlar aynı zamanda merkezi yönetim gider bütçelerinin % 20’sine karşılık gelmektedir. Bu yüzden merkezi yönetim bütçesi açısından en büyük “kara deliğin” SGK olduğu görülmektedir.

 

 

Sosyal Güvenlik Kurumunun giderlerinin hatırlatılması/konunun somutlaştırılması ve bütüncül olarak değerlendirilmesi bağlamında SGK’nın 2015-2018 yılları gerçekleşen gelir/gider bütçeleri rakamları Tablo: 4’ de gösterilmiştir.

 

 

Tablo incelemesinden de anlaşılacağı üzere, incelemeye esas alınan yıllarda, SGK’nın gelirlerinin giderlerini karşılayamadığı, her yıl bütçe açığı verdiği; bu yüzden SGK’ya merkezi yönetim bütçesinden görev zararları ve Hazine yardımları kapsamında, her yıl artan miktarlarda bütçe transferi yapıldığı görülmektedir.

 

 

(2018 yılı merkezi yönetim bütçesi gider toplamı 999,4 milyar TL olarak gerçekleşmiştir. Merkezi yönetim bütçesinden SGK yapılmış olan 148,3 milyar TL bütçe transferi elimine edildiğinde; SGK 2018 yılı gider bütçesinin, merkezi yönetim gider bütçesinin % 45,2 oranındaki büyüklüğe eriştiği anlaşılmaktadır.)

 

 

Mal ve Hizmet Alımları

2017, 2018 ve 2019 yıllarında mal ve hizmet alım giderleri bütçe ödeneklerindeki gerçekleşmeler (%8,6 – 24,6 arası değişen oranlarda) tahminlerin üzerinde olmuştur.Özellikle MSB ve diğer mal ve hizmet alımlarında öngörülenlerin üzerinde artış gerçekleşmiştir.Önceki yıllara ilişkin verilere karşın 2020 yılında, mal ve hizmet alım ödeneklerinde, artış bir yana, 2019 yılına göre % 10,3 oranında daralma öngörülmüştür.

 

 

Sermaye (Yatırım) Giderleri

Sermaye giderleri tahminleri; 2017 yılında % 6,5, 2018 yılında % 27,9, 2019 yılında ise % 48 oranlarında artışlarla gerçekleşmiştir.

 

 

2020 yılı sermaye giderler için önceki yıl gerçekleşmelerinin de altında kalan 56 milyar TL ödenek ayrılmıştır. 2020 yılı sermaye gider tahminlerindeki bir önceki yıl gerçekleşmesine göre düşme oranı % 30,4’dür.

 

 

Kamulaştırma giderleri hariç 51,5 milyar TL olan merkezi yönetim yatırım ödeneklerinin yarısından fazlası (% 52,6), ulaştırma-haberleşme ile diğer kamu hizmetleri (iktisadi/sosyal)  sektörleri arasında paylaştırılmıştır. Yatırımlar için eğitime (%21), tarıma (% 9,1 ), sağlık için (% 11,6) oranında ödenek ayrılmıştır. Diğer sektörlerin (imalat, madencilik, enerji, turizm, konut) tümü için ayrılabilmiş ödeneklerin toplamı 2,7 milyar TL olup yatırım ödeneklerinin sadece (% 5’i) oranındadır.

 

 

Diğer yandan, 2020 yılı yatırım giderleri için ayrılmış olan 51,5 milyar TL ödeneğin merkezi yönetim kapsamındaki 224’ ü aşkın kuruluşlara göre dağılımının incelenmesinde; ödeneğin % 70’nin (9) kurum arasında paylaştırıldığı görülmektedir. Bu kuruluşlar için asgari 1,2 ve azami 8,3 milyar TL olacak şekilde ödenek ayrılmıştır. Yatırım ödeneklerinin büyüklüğü ile öne çıkan bu kuruluşlar, (ödenek miktarlarına göre yapılmış bir sıralamaya göre) Ulaştırma ve Alt Yapı Bakanlığı, DSİ, MEB, KGM, Sağlık/ EGM/ Gençlik ve Spor/ Kültür ve Turizm bakanlıkları veya genel müdürlüklerdir.

 

 

Öte yandan AKP hükümetlerinin prestijli projelerinden olan Köylerin Alt yapısının Desteklenmesi Projesi (KÖYDES)  için 1,4 milyar TL, ayrıca Belediyelerin Su Kanalizasyon ve Altyapı Projesi (SUKAP) için de 837 milyon TL ödenek ayrılmıştır. (2020 Bütçe Gerçekleşmeleri, Kamu Mali Yönetim Gn. Md.)

 

 

Bilindiği üzere kamu yatırımların bir bölümü de kamu-özel işbirliği (KÖİ) yöntemi ile gerçekleştirilmektedir. Bu tür işbirliklerinin kurulması ile kamu altyapı ve hizmetlerinin tasarlanması, finanse edilmesi, inşa edilmesi, işletilmesi ve bakımı amaçlanmaktadır.

 

 

Ülkemizde gerçekleştirilen KÖİ projelerinde 4 farklı KÖİ modeli kullanılmaktadır. Bu modeller arasından en çok kullanılanları 111 ve 110 projeyle Yap-İşlet-Devret ile İşletme Hakkı Devri yöntemleridir. Bunları (20) projeyle Yap-Kirala-Devret ve (5) projeyle Yap-İşlet modelleri takip etmektedir.

 

 

KÖİ modeliyle gerçekleştirilen projelerin yatırım tutarlarının sektörel dağılımına bakıldığında 21,6 Milyar ABD Doları ile karayolu sektörünün ilk sırada olduğu görülmektedir. Havaalanları ise 19 Milyar ABD Doları ile ikinci sıradadır. Bu yatırımları 11,9 Milyar ABD Doları ile enerji projeleri, 11,5 Milyar ABD Doları ile sağlık projeleri takip etmektedir. Yatırım tutarlarının genel toplamı 67,7 milyar ABD Doları civarındadır.

 

 

İşletme hakkı devri bedellerinin sektörel dağılımına bakıldığında havaalanlarının 53,7 Milyar ABD Doları birinci sırada bulunduğu görülmektedir. Bunu 19,8 Milyar ABD Doları ile enerji sektörü, 2,7 Milyar ABD Doları ile limanlar ve 891 Milyon ABD Doları ile yat limanları takip etmektedir.

 

 

KÖİ yöntemi ile gerçekleştirilen projelerin sözleşme değerleri 145,2 milyar ABD Dolarıdır (Cumhurbaşkanlığı SBB-2019 yılı Ağustos itibarıyla)

 

 

Faiz Giderleri

2017 yılı bütçesinde 56,7 milyar TL olarak gerçekleşen faiz giderleri; 2018 yılında bütçesinde (% 30,5 artış oranıyla) 74 milyar TL olarak, 2019 yılında ise % (%14,8 düşüşle) 99,9 olarak gerçekleşmiştir.

 

 

2020 yılı için bir önceki yıl gerçekleşmesine göre (% 39 oranında artışla) 139 milyar TL ödenek öngörülmüştür.

Toplam bütçe giderleri içinde faiz ödemelerinin her yıl artan oranda önemli bir pay oluşturduğu görülmektedir;

2017 yılında toplam bütçe giderlerinin % 8,4’ünü, 2018 yılında ise %9’unu, 2019 yılında % 10’unu faiz giderleri oluşturmuştur. 2020 yılında ise faiz ödemelerinin toplam giderler içindeki payının %12,7’sine ulaşacağı tahmin edilmiştir.

 

 

Zira merkezi yönetimin brüt iç/dış borç stoku da sürekli artış eğilimindedir. Nitekim; 2017 yılı sonunda bir önceki yıla göre %15 artışla 876,4 milyar TL olan brüt iç/dış borç yükü; 2018 yılı sonunda ise % 21,7 oranında artış kaydederek 1,067 trilyon TL seviyesine, 2019 yılı sonu itibarıyla % 24,4 artışla 1,328 trilyon TL olarak gerçekleşmiştir. (HMB, Kamu Finansmanı İstatistikleri, 2017- 2020)

 

 

Personel Giderleri

Personel giderleri ve bağlısı SGK Devlet prim ödemeleri, (ikisi birlikte); 2017 yılı bütçesinde 189,3 milyar TL, 2018 yılı bütçesinde ise 213,9 milyar TL, 2019 yılı bütçesinde ise 292,8 milyar TL olarak gerçekleşmiştir.

 

 

Personel giderleri; 2018 yılında % 23,4; 2019 yılında ise % 24,9 oranında artmıştır. 2020 yılı bütçesinde ise % 13 oranında artış tahmin edilmiştir. Toplam giderler içindeki %24 civarındaki personel giderleri payının 2019 yılında %25’e yükseldiği görülmektedir.

 

 

Önemi nedeniyle kamu idarelerinde istihdam edilen kamu personelinin sayıları ve statüleri hakkında özlü bilgiler aşağıya çıkarılmıştır.

 

 

31.12.2019 itibarıyla kamu sektöründe toplam 4.644.074 kişi istihdam edilmiştir.(Cumhurbaşkanlığı SBB-2020)

 

 

31.12.2017 tarihi itibarıyla 3.602.735 personel istihdam edildiği dikkate alındığında iki yıl içinde çalışanların sayısının (%29 oranında artarak) 1.041.339’ a yükseldiği anlaşılmaktadır.

 

 

Personel sayısındaki artışın büyük bölümünün taşeron işçilerinin kadroya geçirilmesinden kaynaklanmış olduğu görülmektedir.

 

 

2019 yılı sonu itibarıyla kamuda istihdam edilen 4.644.074 personelden: 3.761.747 kişi merkezi yönetim bütçesi kapsamındaki kamu idarelerinde; 683.381 kişi il özel idareleri, belediyeler ve bağlı kuruluşlarda; 198.946 kişi de (KİT’ler vb.) diğer kamu idarelerinde görev yapmaktadır.

 

 

Kamu sektöründe görevli 4.644.074 personelden; % 63,3’ü kadrolu (memur), % 9,2 sözleşmeli, % 24’ü işçi ve  % 3,3’ü geçici/diğer personel statüsünde istihdam edilmektedir.

 

 

Genel bütçe kapsamındaki 44 kamu idarelerinde kullanılabilir (boş olanlar dahil) kadrolu memur kadrolarına sahip olmak bakımından ilk sırayı 1.052.061 rakamı ile MEB almaktadır. MEB’i 490.801 kadro rakamı ile Sağlık Bakanlığı, 366.263  rakamı ile EGM, 168.853 rakamı ile Adalet Bakanlığı ve 150.675 rakamı ile Diyanet İşleri Başkanlığının izlediği görülmektedir.

 

 

Cumhurbaşkanlığında ise 969 kadrolu, 1.718 sözleşmeli olmak üzere toplam 2.687 adet personel kadrosu/pozisyonu bulunmaktadır. (Gerekçe, 2020)

 

 

Örtülü Ödenek

Örtülü ödenek giderleri olarak gizli hizmet ile diğer sermaye giderleri tertibinden; 2017 yılında (1,997 +1,051)  3 milyar TL;  2018 yılında (1.714.178 + 8.298)  1,7 milyar TL;  2019 yılında ise  (2.073. 435 + 7.035) 2 milyar TL harcama yapılmıştır. (Muhasebat, 2017- 2020)

 

 

b)-Fonksiyonel Sınıflandırmaya Göre Giderler

Fonksiyonel sınıflandırmaya göre 2017-2020 yıllarına ait merkezi yönetim bütçe giderlerine ilişkin tahmin/gerçekleşme durumları ve toplam giderler içerisindeki payları Tablo 5’de gösterilmiştir.

 

 

2019 yılı bütçe gerçekleşme rakamlarına göre 2020 yılı bütçe giderleri tahminlerinde ortalama % 9,5 oranında artış öngörülmüştür.

 

 

2020 yılı fonksiyonel bütçe giderlerinde (2019 yılı gerçekleşme rakamlarına göre) genel kamu hizmetlerinde (%25,4), sağlık hizmetlerinde (% 21), sosyal güvenlik ve sosyal yardım hizmetlerinde (%11,4), savunma hizmetlerindeki (% 5,6), kamu düzeni ve güvenlikte (% 4,9), eğitim hizmetlerinde (% 4) oranında artış öngörülürken, diğer tüm hizmetler ödeneklerinde yüzde 6,8 – 37,8 oranları arasında değişen düşmeler vardır.

 

 

Fonksiyonel sınıflandırmaya göre 2017 ve 2018 yılları bütçe giderleri ve toplam giderler içerisindeki oranları Tablo: 5’de gösterilmiştir.Fonksiyonel sınıflandırmaya göre 2017-2019 yılı bütçe giderlerinde en büyük pay, genel kamu hizmetlerine ayrılmıştır. Anılan yıllara ait bütçe giderlerinde genel kamu hizmetleri payından sonra, ikinci sırada sosyal güvenlik ve sosyal yardım hizmetler giderleri, üçüncü sırada da  ise eğitim giderleri payları gelmektedir.

 

 

2019 yılı bütçe giderlerdeki %15 oranındaki genel artışa karşın; ekonomik işler, çevre koruma, iskan ve toplum refahı hizmetleri ödeneklerinde önceki yıldaki gerçekleşmeye göre (yüzde olarak) 19 – 33, 4 arasında değişen oranlarda azalma tahmin edilmiştir.

 

 

Eğitim hizmetleri için toplam giderleri için toplam giderlerin 15,4 – 16,8 oranında pay ayrıldığı görülmektedir. Ancak bu payın büyük bir bölümünün personel giderlerine ait olduğu bilinmektedir. Zira genel bütçe kapsamındaki kamu idarelerindeki toplam kadroların % 38,7’ si MEB’e aittir. (2019 yılı sonu itibarıyla MEB’de 946.114 ‘ü EÖHS olmak üzere, toplam 1.027.885 personel görev yapmıştır. Aynı yıl SGK prim ödemeleri ile birlikte personel giderleri için toplam 94,6 milyar TL ödeme yapılmıştır. Gerçekleştirilmiş personel giderleri (SGK prim ödemeleriyle birlikte) MEB toplam giderlerin 80’ ine karşılık gelmektedir.) (MEB 2019, Faaliyet)

 

 

Diğer yandan 2020 yılındaki 162,5 milyar TL eğitim sektörü ödeneğinden yatırımlara sadece (% 9,2 oranında) 10,9 milyar TL ayrılmıştır.

 

 

B-Bütçe Gelirleri

Ekonomik sınıflandırmaya göre 2017-2020 yıllarına ait merkezi yönetim bütçe gelirlerine ilişkin tahmin/ gerçekleşmeler ve gerçekleşme oranları; gelirlerin toplam gelirler içerisindeki dağılımları Tablo 6’da gösterilmiştir.

 

 

Merkezi yönetim bütçe gelir tahminleri; 2017 yılında %105,4; 2018 yılında ise %108, 2019 yılında 99,5 oranında gerçekleşmiştir. 2017 yılında 630,3 milyar TL, 2018 yılında ise  (%20 artışla) 757,8 milyar TL, 2019 yılında (% 15,5 artışla) 875,7 milyar TL gelir sağlanmıştır. 2020 yılı için bir önceki yıl gerçekleşmesine göre % 9,2 artışla 956,5 milyar TL toplam gelir öngörülmüştür. Vergi gelirlerine ilişkin artış oranı % 16,5’dir.

 

 

Diğer yandan 2017 itibaren ekonominin bir daralmaya girmesi üzerine alınan teşvik önlemleri sonucu olarak, özellikle 2018 yılından itibaren ÖTV, KDV, MTV, Damga V. ve Harç gelirleri tahsilat rakamlarında önemli oranlarda düşmeler olmuş, vergi gelirleri bütçe tahminlerinin altında kalmıştır.

 

 

Merkezi yönetim bütçe gelirlerinin; 2017 yılında % 85’ini ve 2018 yılında ise % 82’sini, 2019 yılında % 76,8 ini vergi gelirleri oluşturmuştur. 2020 yılında vergi gelirlerinin payının % 82 olması hedeflenmiştir.

 

 

Gelir/kazanç ve servetler üzerinden alınmakta olan dolaysız vergilerin toplamının; 2017 yılında 176,8 milyar TL, 2018 yılında 231,4 milyar TL, 2019 yılında 257,1 milyar TL olarak gerçekleştiği, toplam vergi gelirlerine oranlarının 2017 yılında (% 33) ve 2018 ve 2019 yıllarında % 38 olduğu görülmüştür.

 

 

Vergi gelirlerinin % 63-67 gibi büyük bir bölümünün dolaylı vergilerden elde edildiği anlaşılmaktadır. Bilindiği üzere dolaysız vergiler zengin/fakir ayrımı yapmadan, “zorunlu tüketim maddelerini”de kapsayacak şekilde tahsil edildiği için haksız ve adaletsiz bir uygulamadır.

 

 

Nitekim 2020 yılı bütçesinde tahmin edilmiş KDV gelirleri bile tek başına, Gelir ve Kurumlar vergilerinden tahsil edileceği umulan rakamların % 80’ine yaklaşmaktadır. Dolaylı bir vergilerden olan ÖTV’nin de bütçe gelirleri içinde % 22,3 oranında pay oluşturduğu ve Gelir Vergisi tahsilat rakamlarının % 65’ine yaklaştığı görülmektedir.

 

 

Sosyal adalet, gelir dağılımı, vergi adalet yönünden vergi gelirleri içindeki dolaysız vergilerin payının artırılması gerektiği açıktır.

 

 

C- Bütçe Dengesi

2017 yılı bütçesi 47,3 milyar TL; 2018 yılı bütçesi ise 72,6 milyar TL; 2019 yılı bütçesi 123,6 milyar TL net borçlanma ile denkleştirilmiştir. 2020 yılı bütçe ödenekleri ile tahmini gelirler arasındaki 138,8 milyar TL farkta net borçlanma ile karşılanacaktır.

 

 

Yıllardır denk bütçe hazırlanamadığı, bütçe gelirleri giderleri karşılamaktan uzak olduğu görülmektedir. 2017 yılı bütçe gelirleri ile giderlerin %90,4’ünün; 2018 yılı gelirleri ile giderlerin 91,3’ünün, 2019 yılı bütçe gelirleri ile giderlerin % 87,6 karşılanabildiği görülmektedir. 2020 yılı bütçe gelirleri ile giderlerin da bu oranın % 87,3 olması beklenmektedir.

 

 

Diğer yandan;

2017 yılı bütçesinde 9,3 milyar TL, 2018 yılında 1,3 milyar TL faiz dışı fazla gerçekleşmiştir. 2019 yılında ise faiz dışı denge – 23,7 olarak gerçekleşmiştir. 2020 yılında faiz dışı fazlalık 67 milyon TL tahmin edilmiştir.

 

 

Bütçe giderlerinin gelirlere oranla daha fazla artması nedeniyle faiz dışı fazlalığın son yıllarda giderek küçüldüğü, bazı yıllar faiz dışı dengenin eksiye geçtiği, dolaysıyla borç asıllarından ödemelerin yavaşladığı anlaşılmaktadır.

 

 

D- Diğer Konular
Hizmet Bedellerinde Kuruşlu Ücretler

Kamu personeline ilave olarak yaptırılacak bazı hizmetler karşılığında kamu personeline verilecek olan ve bütçe kanunlarıyla her yıl yeniden belirlenen ücretler yine sembolik kaldığı görülmektedir.

 

 

Bu bağlamda;

  • Ek ders vermekle görevlendirilen öğretim üyelerine 43,82 TL,
  • Konferans vermekle görevlendirilenlere 31 TL aşmamak üzere,
  • Fazla çalışma yapan memurlara saat başına 2,26 TL,
  • Devlet memurlarına (24 saati geçen geçici görevleri için) kadro/ek göstergelerine göre 42,15 – 56,10 TL arasında gündelik,

Ödenecektir.

 

 

Kamu İdarelerine Ait Lojman/Sosyal Tesis ve Taşıt Sayıları

Genel bütçe kapsamında kamu idarelerine ait 218.575 adet lojman ve 1.782 adet sosyal tesis bulunmaktadır.

220.357 adet lojman/sosyal tesisin 195.525 adedi (% 88,7’si) altı kamu idaresine aittir. En fazla lojman/sosyal tesise sahip kamu idareleri  (sırası ile) MSB, MEB, EGM,  J. Gn. K., Sağlık Bakanlığı ve Adalet Bakanlığıdır.

Genel bütçe kapsamındaki diğer 34 kamu idaresinin sahip olduğu lojman/sosyal sayısı ise 24.832’dir. (% 11,2)

Genel bütçe kapsamındaki kamu idarelerinin muhtelif nitelikte 103.410 adet taşıtı vardır.

Mevcut taşıtların 51.369 adedi  (% 49,6) EGM’ye ait olup, altı personele bir taşıt isabet etmektedir. EGM’yi; MSB, Sağlık Bakanlığı izlemektedir. (Gerekçe, 2020











Sponsorlu Bağlantı


Diğer Yazılar